·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


DÜŞÜNCE ODASI
                                                                                       Mustafa Can
 
mustafacan49@hotmail.com

 

Bayramlarda Beni Kucaklayanlar Olursa....

            Ezanlar : Allahü Ekber....Allahü Ekber... Sesler yükselirlerse dağlara, taşlara, göklere ve sonra ovalara yayılırsa...Mevsim hangi mevsim olursa olsun farketmez...İçim ısınır yürürüm, içim serinler uçarım, içim genişler bütün üzüntülere inat... Sevinç dolar gönlüme, genişliğim dünyayı kaplar. Gözlerimden akan ışıkla en girilmez karanlıklar aydınlatırın. Sevgi isteyenlere yönelir, yanlız olanlara koşarım...Ama sayıları fazla yetişemem, istemiş olmama rağmen...Ayaklarım mı? Onlar yorulmaz...
            Evinde tek başına kalanlara acır yüreğim. Kapı aralığından yol gözleyenlerin ahlarını duyarsa kulaklarım bir yerlerimde debrem olur. Yanlızlığın bayram günlerinde kahrı çekilmez bilirim. Ayak sesleri olmazsa bile telefon sesi duymak ister kulaklar. Dokunsan ağlamak üzere olanların yanında olmak, onların duasını almak kadar güzel bir davranış var mı?
            Alınteri ve geçim derdi peşinde koşarak Avrapa’daki şehirlere dayanmış olan gençlerin artık yaşları altmışlarda...  Ve çoluk çocuk derken torunlara karışmışlardır... Nice bayramlardan hatıralar iz bırakmıştır Müslüman Türk insanının yüreğine...Yabancı kültür ve yabancı ülke  engel olmak istese de beceremez...İnsanımızı kendi gayretleri ile görürüz. Dini ve milli bayramların önemini bilirler...Sahip çıkarlar kendi kültürlerine...Lakin yeni nesil ile istenilen seviye tutturulamayınca acılı hayat başlar...Modern dünya ile aralarında kurulması gereken köprüleri bulamayıp içine kapanır olurlar...Buruk gönüller başka sebeplerden de sıkıntılıdır. Tatil günlerine rastlamayan bayramları iş hayatı böler...Ziyaretler yorulmuş bedenlerin halsizliğine takılır. Çocuklar okulla ev arasında asılı kalırlar.
            Arefe günü camiilerin avlusunda yaşlılar...Dualı dudakları yarın için, bayram için Allaha açılan ellerinde heyacanın varlığı açık ve seçik...Bir bayrama daha erişmenin sevinci...Bayram namazını kılmak ve sonra gençlerin ellerine sarılarak ellerini öpmeleri onların başlarını göklere erdirecek. Hediyeleri bir dua olacak. Bir gülümseme...Omuzlardan delikanlıklarını hatırlatan kuvvetsiz bir silkeleme...Nice bayramlara temennisi.
            Öyle bir zaman ki...Zaman parçası ki...İçten yaşamayan bilemez. Duygularını ve heveslerini bayrama ayarlamayan zevkine varamaz. Çocukluktaki saf ve temiz hatıraları günümüze taşımayan pek anlamaz bayramların lezzetinden.
            Bir bayram sabahı erkenden kalkıp, hasta değilsen, yolcu değilsen, işe gitmek durumunda değilsen, kısaca günlerden beri aklının ve gönlünün bir yerinde gelmesini umutla beklemekteysen bayram seni anlar...
            Bayramlarda yaşadıklarımı topladım bir bir...Geçmiş bayramlardan bahsediyorum. Babamın beni elimden tutarak götürdüğü ilk bayramı...Sonra komşularla bayramlaşmaları...Ceplerimin şeker, lokum ve çıkolatalarla dolduğu zaman var ya işte o zamanları hayal ettim...Şimdi bir tanesini bile yaşasam bilmem kaç şey verceğim bayramları. Hasan Amcam vardı...Seyfi Amcam...Benim sinamaya gideceğimi düşünüp sinama giriş paramı sol cebinde saklayan Turan Amcam...Ellerini öptürmeyip saçlarımı okşayıp: Büyük adam ol...Sakın öyle sokak serserisi olma... diyen Tenekeci Süleyman Amcam...Ellerini öptüğüm teyzelerim vardı. Çerkez Ömer Amcam’ın hanımı...Cana yakın Fatma Teyze...Allah gani gani rahmet etsin...
            Gözü görmeyen babam vardı...Kahrımızı çeken anam...Maviş kadın bayram sabahları kahvaltıdan önce sağdığı sütü bayram hediyesi verirdi. Öperek moral veren dedem vardı...Amcalarım vardı..Bayram harçlığı ile bilya veya pıtık oyunları oynadığımız arkadaşlar vardı...İşte o günlerde beni kendi kalimde bırakmayan dostlarım vardı. Neler yapmazdık ki onlarla...Güreşlerimiz vardı, köşe kapmaca oyunlarımız...Bizi yüreklendiren öğretmenlerimiz vardı...Köylülerimiz vardı... Kasabalımız vardı...Ve biz bayramlardan lezzet alırdık.
            Köln şehir olarak metropol özelliğine sahip...Meydanı geniş bir camii avlusunda yaşlıların ilkindi namazına hazırlık yaptıkları bir zaman diliminin insan manzarasına bakarak hatıralarımı canlandırdım...O benim çocukluğumun yaşlılarıyla karşılaştırdım. Onları benim çocukluğumun yaşlıları kabul ettim. Yarın ellerini öpeceğim bunların...O Osman Emmi var ya...Demirci Memet Dayı...Onların bir benzerleri bunlar dedim...Durdum abtes alışlarını, aralarında yaptıkları espirileri dinledim...’Seni Azrail görmedi mi Sabri Efendi? Yarın bayram.. Benim bayram harçlığımı hazırladın mı Rüştü Efendi? ‘
            “Ya Allah...Doktorla yarın randövüm var...Bayram namazından sonra...Namazı kılar kılmaz...Evlatlarım yarın iş günü olduğu için çalışacaklar. Akşam gelirler...Biz hanımla evdeyiz...O da rahatsız ben de...Artık yaş kemale erdi evladım...Bizim günümüz doktorlarda geçiyor artık...Ah gençlik..Ah hayat...Ah bayram..Hah...Hah..  Benim sızlandığıma bakma canım..Yarın bayram...Kolumuz kanadımız sallansa da yarın gelenlerin gözlerinden öpeceğim...Onlara harçlıklarını hazırladım.”
            Allahü Ekber...Allahü Ekber...Ses minareden gelmiyor...Müezzinin sesi mescidin dört duvarına çarparak yine odanın içersinde kalıyor...Oraya gelenler duyuyor sesi. İmam öne yürüyor...Bugün arefe günü...Yaşlılar ve bir kaç tane genç...
            Dükkanlar kapanmadan bayram hazırlığına yöneliyor bir kaçı insanların. Hayatı sıkıntılarla doya doya yaşamış olanların yorgunluğunu yanlız adımlarının yavaşlığı ve cansızlığında değil, kelimelerin ağızdan çıkışlarında da farkediyorum.
            Kalabalık caddelerin insan manzarasında, yarınki bayramın farkında olmayanlarla, yarın bayram diye yarım yamalak da olsa hazırlığını düşünenlerin biribirine karışması...
            Yarın bayram...Elini öpeceklerim var. Elimi öpecekler var... Lakin gurbet acısı ile dolu gönlüme türkülerden gelen hüzünlü bir ses ‘Yarın bayram günü.....’derken hatıralara dalmış yanımı günümün gürültülü havasına bırakıyorum.
            Evet hafta ortası...Günlerden Perşembe...Kurban Bayramı...Gurbet yüreğime asılı bir ağırlık...Buna rağmen doslarım var yarın bayramlaşacağım...Bayramı mubarek kılacağım yakınlarım var...Yani en yakınımdan başlayarak uzaklara kadar kucaklaşacaklarım var...


SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Bayramlarda Beni Kucaklayanlar Olursa....
M İle M’nin Gölgesi Sohbet Ederken....
Irak’takiler Ağlarsa Sen Ne yaparsın...
Delilerle Arkadaşlık 1
Çocuklarımız Eve Karne Getirmişler....
Uğur Tarık’tan Alabildiklerim

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mustafa Can
Bayramlarda Beni Kucaklayanlar Olursa....
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Mahmut Aşkar
Kadın Ve Din İstismarı Ve İhtilafı
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Hidayet Kayaalp
Değişimin Zihinsel Aşamaları
M. Ali Aladağ
Varılmaz menzile bu gidişle
Yılmaz Kuzucu
„Çocuk kuyuya düşmeden“
Fikret Ekin
Dededen Toruna Türkçe(!)
Ayten Kılıçarslan
Avrupa aydınlanmış da...
Orhan Aras
Ayna Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan mı gösterir?
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Üzeyir Lokman Çaycı
Hanga Hunga
Muhsin Ceylan
Kin vaizleri /Hassprediger
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Şensel Aşkın
Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi
Şefik Kantar
Bizi bekleyen Avrupa
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Sebahattin Çelebi
Adını bilmeyen şehirler…
Sizden Biri
Kan parası
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Ali Kılıçarslan
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç