PENCERE
Nuran Yelkenci
|
|
|
nuranyelkenci@yahoo.com
|
Sen de Haklısın, Sen de
Haklısın, Sen de!
“Nasrettin Hoca’nın” bu güzel sözleri, günümüzde oldukça
anlam kazanmıştır.
“Peki, kimdir haksız olan?”
Haksız olan “SİSTEM” Böyle gelmiş, böyle mi gidecek?
Yoksa biz bu sisteme istemeden alışıp da, “sen de haklısın,
ben de haklıyım” demeyi çok mu seviyoruz? Ne zaman
yakınmayan ülke olacağız? Yoksa biz yakınmaya çok mu alıştık?
Yok - yok alışmadık, sadece sineye çektik bekliyoruz…
“Ben 48 yıldır bekliyorum. Annem 78
yıl bekledi, benim çocuklarım 28 yıldır bekliyorlar. Ya bugün
doğanlar!” Sizce ne kadar
bekleyecekler, güneşin ülkemizde doğmasını?
Esnaf ayrı dert yanar, pazarcı ayrı. Emekli kuyruk bekler,
memur ikramiye. İşveren nasıl ayakta kalacağının hesabını
yapar, işçi ay sonunu nasıl getireceğinin hesabını. Doktor
hastayı anlamaz, hasta doktoru. Öğretmen maaş bekler, öğrenci
adalet. Ya aylarca iş arayıp da, iş bulamayan
üniversiteli gençlerimize ne demeli? “Sen de haklısın, sen
de haklısın, ama ben de haklıyım” demekten başka çare var
mı?
Çare var
tabi!
-Çare, köklü değişim.
-Çare, Hz. Muhammed (sav)’in Asr-ı saadet yıllarını örnek
almak.
-Çare, 600 yıl ayakta kalan, Osmanlı’nın yaşadığı Lale
devrinden ders almak.
-Çare, Yaratanın tüm zamanlara seslenen ve insanın
yaratılışına en uygun kuralları koyan, Kuran ahlakını yaşamak
ve yaşatmak.
-Çare, İslam dinine istemeden sokulan örf, adet ve
gelenekleri, hatta hurafeleri İslam dininden temizlemek.
-Çare, dört mevsimin yaşandığı cennet ülkemizin, unutulan
kaynaklarını harekete geçirmek.
-Çare, dış güçlere fazla bel bağlamayıp, iç barışı sağlamak.
-Çare, önce içimizdeki kaçakçıları, sahtekarları,
rüşvetçileri, temizleyip önlem almak.
“Bu çareler sayfalarca uzayıp gider.
Konu bunları ısıtıp- ısıtıp gündeme getirmek değil elbette.
Zaten yıllardır konuşulan ve bilinen gerçekler.”
-Çare bir an önce harekete geçmek.
Sağ- sol çatışmalarını bir kenara bırakıp, ülkenin menfaatleri
ve yarınlarımız adına karşılıklı hoşgörüyü tesis etmek.
-Çare inançlıya da, inançsıza da yaşama hakkı verip,
karşılığını Allah’a bırakmak.
-Çare inançları gereği yapılan ibadetlere saygılı olup,
inançsızı da Allah’a havale edip, selam deyip geçmek.
-Çare, kimin ne olduğunu değil, ne olacağının bilincini
unutmadan, ön yargıyla kimseyi kırmamak.
-Çare, dört kıtaya seslenen “OSMANLI’NIN” yaşadığı ve
yaşattığı barış, hoşgörü medeniyetini tekrar inşa etmek.
SAYFA
BAŞI
www.nuranyelkenci.com
Yazarın
diğer
yazıları:
Sen
de Haklısın, Sen de Haklısın, Sen de!
Benim
Duam
Yasakları
Yasaklamak
Filistin’in
Göz Yaşları
Peygamberleri
Rahat Bırakın
Noel
ve Yilbaşı Kutlamaları
Hayal
Gücü Sınırlarının Ötesinde...
Bin
Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
İffetli
Müslüman Türk Kadını ve Örtünme
İnsanın
En Büyük Düşmanı Şeytan
Duada
kararlı olmak
Kuran’da
selamlaşmanın önemi
Allah,
İnsanı hastalıkla da sınar
Haset
ve Kıskançlık
Kilitli
Kapıların Ardındaki Sonsuz Hayat , Cehennem
Sahte
Dünyanın Acıları
Tarihten
Günümüze Sahte Dindarlar
Şeytan
Detayda Gizlidir
İnançla
Gelen Ruh Sağlığı ve Huzur
İnanca
Çağıran Davetler
Hayırlarda
Yarışmak
Zaman
Tüketen Ev Hanımları
Sebeplerdeki
sırlar
Herşeyde
Hayır Görmek
Pişman
Olmadan Önce
Örnek
Müslüman Kadın
Hz. Meryem
Tüm
annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları
sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin
Düşünmek
2005
Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının
Yeri
SAYFA
BASI
|