·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


AYNA
                                                                               Prof. Dr. Ümit Özdağ
 
bilgi@umitozdag.com



"Türk Milliyetçiliği Ahlaki Bir Zemine Sahiptir"

   Bu başlık bazı okurları şaşırtabilir ve "Ne demek bu. Yani diğer milliyetçilikler ahlaki bir zemine sahip değil mi?" sorusunu sorabilirler. Hayır bütün milliyetçilikler ahlaki bir zemine sahip değildir. Örneğin Alman milliyetçiliği Hitler öncesinde de Hitler döneminde de Hitler sonrasında da ahlaki değildir. Saldırgan, diğer milletleri yok etmeyi hedefleyecek kadar gözü dönmüş emperyalist bir milliyetçiliktir. 2. Dünya Savaşı’nı eğer Almanya kazansaydı, Alman planlarına göre Türkiye'de ilk okul mezunlarının üstündeki nüfus yok edilecekti. Türkiye patates tarlası haline getirilecek, Türkler de patates üreticisi olacaklardı.

   Sırp milliyetçiliği de vahşi bir ırkçılık olmuştur her zaman. Bunu 19. yüz yılda da sergilemiştir Sırplar, 20.yüz yılın sonunda da. Keza İngiliz milliyetçiliğinin, Fransız milliyetçiliğinin, Japon, Rus ve Amerikan emperyalist içeriği ve uygulamaları insanlığa kan, göz yaşı ve elem getirmiştir çoğu zaman. Oysa Türk milliyetçiliği ahlaki bir zemine sahiptir. Yani emperyalist değildir. Irkçı değildir. Gözü dönmüş, diğer halkları aşağılayan, dışlayan, onların aşağılanmasında kendi üstünlüğünü arayan bir milliyetçilik değildir Türk milliyetçiliği.

   Gaspıralı, Gökalp, Akçura, Atatürk ile beslenen 20. yüz yıl Türk milliyetçiliği bütün değişik yorumlarında bir ortak noktaya sahip olmuş ise bu ant i- emperyalist ve ırkçılık karşıtı oluşudur. Bir diğer ifade ile Türk milliyetçiliği "ırkçılığa karşı aşılıdır." 1960 ve 70'lerde Türk milliyetçilerini Türk dünyasına ilgi duydukları ve onların bağımsızlığını talep ettikleri için "ırkçılık-Turancılık" ile suçlayanların bugün ulaştıkları nokta çok hazin vericidir.

   Önce şunu ortaya koyalım ki, Turancılık bir suçlama olamaz. Turancılık bir ahlaki-milli haktır. Turancılık, başka milletlerin yönetiminde, anti-demokratik şartlarda, ekonomik ve kültürel refahtan uzak yaşayan Türk halkların bağımsız, politik, ekonomik, kültürel etkileşim içinde yaşama hakkıdır. Irkçılık ise ancak suçlanabilecek bir eylem biçimdir ve Turancı olan ırkçı olamaz.
Türk milliyetçilerini 1960 ve 70'lerde ırkçılıkla suçlayıp, bugün ulusalcılık üzerinden Türk milliyetçiliğine kayanlarda ise "Türk ırkçılığının” izleri görülmektedir. Ancak Türk milliyetçiliğinin ahlaki gücü bu ırkçı sapmayı dahi kısa zamanda içinde eritecek fikri güç ve olgunluğa sahiptir.

   Türk milliyetçiliği, Gaspıralı, Gökalp, Akçura, Atatürk sonrasındaki ikinci fikri hamlesini bir yandan Nihal Atsız öte yandan Peyami Sefa, Mümtaz Turhan, Osman Turan ile gerçekleştirerek, 1960'lı yıllara gelmiştir. 1960 ve 70'lerde Türk milliyetçiliğinin teorik alt yapısını bir yandan eylemci lider kimliği öte yandan fikir adamı niteliği ile Türk milliyetçiliğinin 20. yüz yıldaki ikinci lideri olan  Alparslan Türkeş'in girişimi geliştirmiştir. Aynı süreçte, eylemci ve fikir adamı kimlikleri ile  Dündar Taşer ve Muzaffer Özdağ ön plana çıkmışlardır.
1970'ler ve 80'lerde ise Galip Erdem, Erol Güngör, Nevzat Kösoğlu, Ahmet Arvasi, Ahmet Bican Ercilasun, gibi isimler Türk milliyetçiliğinin fikri kaynaklarını beslemeye başlamışlardır. 1990'larda belirgin şekilde Mustafa Erkal ve 2000'ler Özcan Yeniçeri bu isimlere eklenmiştir. 1960'lardan 2000'lere kadar eylem adamı olan Sadi Somuncuoğlu, Türk milliyetçiliğine olgunluk döneminde fikri katkıları ile hizmet etmeye başlamıştır. Arslan Bulut Türk milliyetçiliğinde fikri bir çabayı temsil etmektedir.

   Bu isimler bir günlük yazının zaman baskısı altında ilk aklıma gelenlerdir. Tabii ki başka isimlerde var. Onların isimlerini sayamadığım için vefat edenlerin ruhları önünde saygı ile eğilirken, hayatta olanlardan da özür diliyorum. Bu yaptıklarına saygısızlık değil sadece zaman baskısının sonucu.

   Türk milliyetçiliğinin fikri zemini, Türkiye ve Türk Dünyasına yönelik tehdit arttıkça daha da hızlı gelişiyor. Türk milliyetçiliğinin fikri refleksleri gelişiyor. Sıra siyasal refleksin gelişmesine geliyor. Siyasi refleksin gelişmesinin göstergelerinden birisi Türk milliyetçisi kitlelerin son dönemde henüz istenen seviyeye gelmemiş olsa dahi artık daha fazla okumakta olduklarından anlaşılıyor.

29.12.2005

SAYFA BAŞI

Yazarın diğer yazıları:

"Türk Milliyetçiliği Ahlaki Bir Zemine Sahiptir"
Taha Akyol'a açık mektup
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Kimlik Meseleleri
Irak Savaşı Ve Amerikan Sermayesi
Kürtçüler Yalan Söylüyor
Farklı Bir Kürt Projesi (mi)?
Kürdistan projesi
PKK “Vali”yi Görevden Aldıd
Türk Subayı Kimdir 2?
Türk Subayı Kimdir?
Devlet Yok
Telafer Dayanışma Komitesi
Muhterem Paşam
Atatürk
Kanuni Sultan Süleyman'dan Şahin Bey'e
"AB Faşizmi" ve Cumhuriyet Bayramı
"Öfke Baldan Tatlıdır"

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Prof. Dr. Ümit Özdağ
"Türk Milliyetçiliği Ahlaki Bir Zemine Sahiptir"
Mahmut Aşkar
Asrın İdrakine İslâm’ı Söyletmek
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
Yakup Yurt
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Hidayet Kayaalp
İletişim Kavşağının İşaret Levhaları: İlgi Kalıpları
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
M. Ali Aladağ
Moderniteye Direnen Değerlerimiz
Yılmaz Kuzucu
Aküyü doldurmak
Ali Kılıçarslan
İlk kadın başbakan
Orhan Aras
İnsanlık öldü mü?
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Veli Kalli
Gurbette Vatan Sevgisi
Mustafa Can
Akıl...Gönül...Şüphe...
Sonra Hayatın Akışı...
Şefik Kantar
Davul Tozu, Minare Gölgesi
Nuran Yelkenci
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
Hasan Kayıhan
3 Ekim Beyannamesi
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Üzeyir Lokman Çaycı
Siyah Çelişkiler
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç