A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de




“Allahsız Komünizm” ile “Allahlı Kapitalizm” Arasında

Aslında Karl Marks’a ait olan, “Din, toplumun afyonudur” sözü, Lenin tarafından, “Din toplum için afyondur” şeklinde yorumlanmış ve yaygın olarak bu hâliyle bilinir. Dolayısıyla dini, toplumları uyuşturan bir fenomen olarak gören komünist sisteme, “Allahsız Komünizm” deyimi bir karalama, suçlamadan ziyade, yerinde bir tesbittir. Özellikle “Soğuk Savaş” döneminde komünist blok karşısındaki kapitalist dünyanın da dini,  bir karşıpropaganda aracı olarak kullanması, istismar etmesi, kapitalizmin “tanrı”sı üzerindeki şüpheleri daha da arttırdı. Zaman zaman hem kendi ülkemizde hem de milletlerarası münasebetlerde belli güç odakları ve mihraklar tarafından kitlelere şırıngalanan dinin neticelerini gördükçe, Marks’a en azından böylesi durumlarda hak vermemek elde değil.

Muasır Tanrı
Tanrı (İsa) adına baskı, zulüm ve işkencelerin neticesinde ortaya çıkan “Allahsız Komünizm”in bize yakınlık derecesi ne kadarsa,  maddeci bir başka sistem, “Allahlı Kapitalizm”in bizim düşünce ve inanç dünyamıza yakınlığı da o kadardı. Fakat gel gör ki, biz bu ikisi arasında tercih yapmaya adeta mahkûm edilmiştik: 

Onlar faaliyet sahasını ve yetkilerini kendilerinin belirledikleri bir “tanrı”yı bize pazarlarken de, “tanrı öldü”ğünü ilan ederken de, bizden taraftar buldular:

“Tanrı”nın öldüğü veya öldürüldüğüne modernlik adına kendini ikna edenler, ikna edilmeğe meyilli olanlar; engizisyondan kurtulanlar kadar sevindiler: Tanrı yoksa ahiret de, hesap-kitap da yoktu!

Muasır inanç sahiplerimiz de, (muhafazakâr) Garp’ın yeniden tanımlayıp, ambalajlayıp sunduğu “tanrı”ya tav oldular:

Muasır muhafazakâr, yetki alanını ve faaliyet sahasını sınırladığı tanrısını da muasırlaştırmayı ihmâl etmedi: Bundan sonra dünya kraldan, ahiret tanrıdan sorulacaktı.

Artık eskiden olduğu gibi kimse, “Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var!” diyemezdi..  Madem padişahın yerine Sezar geçmişti; o halde Allah’ın yerine de tanrı’nın geçmesinde bir beis yoktu. Diriler Sezar’dan, ölüler de tanrı’dan sorulurdu bundan sonra...

Böylece Garplılaşma sürecinin bir ayağını maymun soyundan geldiklerine inananlar teşkil ederken, diğer ayağını da Adem’in soyundan geldiklerine inananlar tamamladılar. 

Tanrı’yı öldürenler onun yerine yeni ilahlar edinmede gecikmedikleri gibi,  “Âlemlerin Rabbi”ni, ahiretin Rabbı’na indirgeyenler de, bir Şark kurnazlığıyla Garplılaştırılmış dinlerini benimsemede gecikmediler.

Tanrıyı öldü zannedenlerle, onu kendi hususiyetlerine göre tasarlayanlar bugünlerde Allah’ı kandırmak ve Allah ile kandırmak zilletine tutulmuşlar. 
 
 YAZARIN DİĞER YAZILARI:

“Allahsız Komünizm” ile “Allahlı Kapitalizm” Arasında
“Türkiye sadece Türklerin değil”
Bizim Vatanseverliğimiz
Tedavülden Kalkan İdeolojiler
Türklerarası Kültürel Çatışma
Ülkemin Deve Kuşları
Batı’yı Okuyup Doğu’yu Anlamak
Emin Marketin Yahyası
Çarpıtılan, Kirletilen Değerler
Ahlâk Kirlenmesi
Göç Sürecinde Kültürel Kimliğin Oluşumu
Türk Olmasın da....
İslâm’ı Avrupalılaştırmak ya da...
Seçkinler ve Halk
Hüseyinleşmek (3):
Haktan ve Halktan Yana Olmak

Hüseyinleşmek (2):
Hayatın İki Tezatı

Hüseyinleşmek
Dinamiklerimizi Dinamitlemek
Treni Yine Kaçırdık
Görmemişin Oğlu
Aşk Medeniyeti
Türk Olabilmek ve Türk Kalabilmek
Nasıl Bir Türkiye?
Bölünen Benim, Memleket Değil!
Yeni Bir Dönem Başlarken
Savunma Hattındaki Türkler
 

   
SAYFA BASI
Mahmut Aşkar
“Türkiye sadece Türklerin değil”
Yakup Yurt
SIK SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
İbrahim Selamet
İHH İnsani Yardım Vakfı
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Orhan Aras
Bir Türk Alpereni: İbrahim Bozyel
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç