|
Birlik
yolunda ilk çabalar..
Birçok arkadaşımızın malumudur, Avrupa`daki Türk kuruluşları
1970`li yılların sonu 80`li yılların başında,
Türkiye`nin de içinde bulunduğu şartlar sebebiyle, gereğinden
fazla Türkiye politikaları ile ilgilenmiş
ve bu sebeple de birbirleriyle kavgalı hale gelmişlerdi. Bu
durum 80`li yılların sonuna doğru büyük ölçüde değişti.
Herkes takdir eder ki, bunda ATIB`in de önemli bir katkısı oldu.
Herkese kapısını açtı ve her kuruluşla işbirliğine
hazır oldu. Çeşitli toplantılar,
yürüyüşler birlikte yapılmaya başlandı.
Nihayet 1990`lı yılların başında tüm dünyada
esen değişim rüzgarlarını
arkamıza alarak, hatırlayacaksınız bugünkü RTS
(Rat der Türkischen Staatsangehörigen in Deutschland)`i kurduk. Almanya
Türk Vatandaşları Konseyi`nin ilk toplantılarına hemen
hemen tüm kuruluşlar katıldılar.
Sonraları bazı kuruluşlar ideoljik saplantıları
sebebiyle „falancılar varsa biz yokuz“ diyerek toplantılara katılmadılar. Bu arada Ankara`daki malum
çevreler de boş durmadı. Avrupa`daki
bu tür örgütlenmeleri kendi
kontrollerinde görmedikleri için olsa gerek, bazı kuruluşlara
etki ederek RTS`den ayrılmalarını sağladılar.
Burada vurgulamak zorunda olduğumuz bir konu var. Ankara, ideolojik bir bakış açısına
sahip olduğu için Avrupa´daki
kuruluşlara hep farklı yaklaşmıştır. Bazı
kuruluşları mavi, bazılarını da kırmızı
renkte görmüştür. RTS olayında olduğu gibi,
Avrupa`da istenilen birliğin sağlanamamasında önemli bir
faktör Türk toplum öncülerinin bazılarının kendilerinin aşamaması
ise, diğer faktör de Ankara`nın
bu görüş bozukluğudur.
Avrupa Türk Platformu girişimi
Almanya`da, biraz da Türk
toplumunu kuşatan olayların yoğunlaşması sebebiyle sık
sık birlik toplantıları
yapıldı. Bunlardan en önemlisi
iki yıl önce başlatılan Avrupa Türk Platformu’nu (ATP)
kurma girişimi idi. O günlerde Türkiye`de idim. ATIB yöneticisi
arkadaşlar konu ile ilgili düşüncelerimi sorduklarında,
„Hep bu hedefe ulaşmak istiyoruz,
destek verelim, Türk bayrağı
ve anavatan Türkiye ile bir
problemi olmayan tüm kuruluşların
toplanması için çalışalım“
dedim. Ancak birileri yine devreye girmiş olmalı ki,
ATP’ye öncülük edenler Platforma
katılım için yine farklı kriterler ortaya attılar.
Sovyetlerin dağılmasından sonra büyük bir kısmı işsiz
kalan çoğu Mao`cu eski tüfekler birdenbire hızlı Kemalist olmuşlar,
„falancılar olur, filancılar olmaz, onlar devlete karşılar..“
gibi beylik laflarla ahkâm kesiyorlardı. Sonuçta ATP de istenilen düzeye
gelemedi, kısa bir süre sonra kaybolup gitti. (DEVAM EDECEK)
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Birlik
yolunda ilk çabalar..
Avrupa
Türkleri`nin
Birliği
Mostar
köprüsü açıldı
Haydar
Aliyev'in ardından.....
SAYFA
BASI
|