|

2006'ya
Girerken Kerkük-KKTC Hattı ya da Çağdaş
Sakarya
Zor
bir yıla giriyoruz. Zor bir yıl olan 2005 yılından
daha çetin geçecek bu yıl. İçten ve dıştan
Türkiye'ye yönelik yoğun saldırılar artarak sürecek.
Türk devleti ve milletinin direnç gücü kırılmaya
çalışılacak. Her birimiz, değişik
siyasal görüşlere mensup olmakla birlikte "Ne
Mutlu Türk'üm diyene" şeklinde haykıran
herkes, süreç içinde ve farklı tekniklerle kullanılarak,
bıkkınlık, bitkinlik ve dirençsizlik noktasına
sürüklenmek istenecek.
Bütün
bu uygulamaların amacı Türk milletini dirençsiz
teslim almaktır. Bu psikolojik operasyonlara direnen aydınlar,
politikacılar, gazeteciler, karalanacak, iftira atılacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli devlet olarak kalmasını
arzu eden aydınlar ve politikacılar arasında
ihtilaf çıkarılmak, milli güçler bölünmek
istenecektir.
AB
tuzağı ile devlet adım adım teslim alınırken,
Türk toplumu her geçen gün biraz daha uyanmaktadır.
Uyanan toplumun hukukunu savunmak için örgütlü bir mücadele
içine girdiği görülmektedir. Türkiye'nin her yerinde
değişik adlar altında milli dernekler
kurulmaktadır. Bu derneklerin bugün için etkisiz
oldukları, önemsiz oldukları anlamına
gelmemektedir.
Bu
dernekler etrafında her geçen gün büyüyen hareketli
kitle süreç içinde mali kaynaklarını oluşturacak,
daha etkili eylemler geliştirmeye başlayacaktır.
Bu derneklerin önemi bugün için eylemlerinde değil,
bilinç uyanışını ortaya koymasındadır.
Milli derneklerin kuruluşu, mevcut siyasal partilerin ne
yazık ki milli meselelerde halka önderlik edememesinin,
milli endişeleri giderememesinin bir sonucudur.
2006
yılı içinde milli tansiyon yükselirken Türk
milleti eğer partiler bugün ki içe dönük, etkisiz ve
silik politikalarına devam ederler ise milli sivil toplum
kuruluşlarının önderliğinde ayağa
kalkacaklardır. Milli tansiyonu yükseltecek konuların
başında Kerkük gelebilir. Kerkük'te geriye sayım
başlamıştır. 2007 içinde yapılacak
sahte referandumdan sonra Kerkük Barzani'ye teslim
edilecektir.
Kerkük''ü
savunamayan bir Türkiye'nin Hakkari'yi savunamayacağını
daha önce ortaya koymuştuk. Şemdinli'de yaşanan
olaylarda bunun somut göstergesidir. Kerkük'ü savunmak,
Barzani'yi Kerkük'ten defetmek, Türkiye'nin savunulmasıdır
aynı zamanda. Kerkük konusunda Türkiye Cumhuriyeti
devletine ne yazık ki hakim olmuş olan teslimiyetçi
zihniyete güvenmek mümkün değildir.
Milletin,
Kerkük''ün savunmasını tekrar ele alırken, çağdaş
Sakarya olan Kerkük-KKTC hattının KKTC ayağında
diktiği bayrağa tekrar sarılmasının
vakti gelmiştir. Kerkük-KKTC hattından geri
itilecek bir Türkiye'nin geri çekilmeye zorlanacağı
hat Mersin-Iğdır hattı olacaktır. Milletin
ayağa kalkmasında en önemli görev Türk aydınlarına
düşmektedir. Bir milletin aydın gücü direndikçe
o millet direnir.
"Ellerimizi
siyasetle kirletmek" istemiyoruz gibi bir bahanenin arkasına
sığınan aydınların eğer "elleri
kirlenmez" ise milli vicdanları ve kimlikleri
kirlenir. 2006 kolları sıvamanın zamanıdır.
Dilerim Türk milleti için
"kutlu" bir sene olur.
03.01.2006
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
2006'ya
Girerken Kerkük-KKTC Hattı ya da Çağdaş
Sakarya
Seyyid
Ahmet Arvasi'nin Anısına
"Türk
Milliyetçiliği Ahlaki Bir Zemine Sahiptir"
Taha
Akyol'a açık mektup
21.
Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Kimlik
Meseleleri
Irak
Savaşı Ve Amerikan Sermayesi
Kürtçüler
Yalan Söylüyor
Farklı
Bir Kürt Projesi (mi)?
Kürdistan
projesi
PKK
“Vali”yi Görevden Aldıd
Türk
Subayı Kimdir 2?
Türk
Subayı Kimdir?
Devlet
Yok
Telafer
Dayanışma Komitesi
Muhterem
Paşam
Atatürk
Kanuni
Sultan Süleyman'dan Şahin Bey'e
"AB
Faşizmi" ve Cumhuriyet Bayramı
"Öfke
Baldan Tatlıdır"
SAYFA
BASI
|