·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  VİTRİN

              Şensel Aşkın 

 

www.senselaskn@yahoo.com


KÜRESEL RUH KRİZİ


"Hiçbirşey, istediğini elde etmek kadar
                     hayal kırıcı değildir"

       Herşeyi elde etmeye v e tüketmeye endekslediğimiz günümüz hayatının sonuçsuzluğunu ve yetinme duygusunun kayboluşunu ifade etme açısından yukarıdaki sözün, "özgürleşmiş" yada "değerlerinden arınmış" insanın ruh halini oldukça iyi izah ettiği kanaatindeyim.

       Doymak bilmez insan mizacında, gerçektende "elde ettiği şeyler"e karşı ilgisini yitirmesi özelliği/huyu vardır. Hayatı, bir elde etme/ele geçirme ve tüketme alanı şeklinde algıladığımızda bu özelliğimizi değiştirmemiz mümkün olmayacak, bizi kontrol edecek bir vicdan/kişilik/irade geliştirilebilmemizede mani olacaktırir. Biliyorumki bu satırları okuyan birçok kimse, kendisinin böyle olmadığını yada bu tarz davranışlarının gerçekten oldukça geçerli nedenleri olduğunu düşünerek kendini atlayıp, çevresinde gördüğü benzer örnekleri canlandıracaktır gözünde. Gerçekte ise "Küresel ruh krizi" helezonik bir etkiyle bütün insanlığın/hayatın içinde dolaşmakta ve heryerde ve herkeste gedikler açarak, bütün değerlerin çatısını yıkmaktadır.

       Tüketim ekonomisinin egemenlğindeki günümüz dünyasında halis bir niyetle başkalarını düşünme, diğergamlık, dürüstlük, mertlik, doğruluk, alandan kaçınmak vb. erdemler unutuldu. Büyük bir endişe ve paniği körükleyen yeni dünya düzeni, yaşamak/var olmak için en önemli vasıf olarak ikiyüzlülüğü, hepimizin suratlarına/kimliğine yapıştırdı.

       Bunun anlamı," yalnızlaşarak", "özgürleşmiş" olmaktır. Bu yalnızlıkta, bulduğumuz hiçbirşeyin bizi tatmin etmemesini dengeleyecek çevresel bir oto-kontrol mekanizmasıda  kalmamıştır. Adeta insan yeni bir surete bürünmüş, kişilikler tek tip, sürekli tüketen ve haz peşinde koşarak "ruhsuzluk krizi" ni atlatmaya yönelik, içlerinde garip birer mekanizma oluşturmuşlardır.

       Yazdıklarımız ve konuştuklarımızla gerçek benliğimiz arasında giderek artan uçurumlar bizi iki parçaya -hatta bin parçaya- bölünmüş ve ne istediğimizin farkında olmaksızın içsiz, özsüz, ölçüsüz ve ruhsuz bir hayatın dayanılmaz bunaltısını heran hisseder hale gelmişiz.

       Bu delicesine tüketim hayatının ardından düşülmekte olan boşl uk duygusu, ve bunun telafisi amacı, hazza dayalı hedonist yaşantıyı dahada körüklemektedir. Çılgınca bir haz arayışı, değerlerinden uzaklaşmış ve peşinden koşacak bir şey bulamayan insan için başka bir kaçış yolu/çözüm şeklinde algılanmakta ve "büyük boşluğu" bir parçada olsa uyuşturmakta/unutturmaktadır.

       Yeni yüzyılda ise, insanlığa giderek hakim olan bıkkınlık ve tükenmişlik duygusunun, neyi getirebileceğini yada getirmekte olduğunu daha sonra değerlendirmeye çalışalım.

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Küresel ruh krizi
Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi
Tehlikeli İlişkiler
Eylül Akşamlarının -Yada Bir Kaybın- Ardından
"Her Gün Biraz Daha Yakın"
İçe Kapanış 2
İçe Kapanış 1
Bütün Duygularım
Ölü Canlar
Dostoyevski
Kültürel Çözülme ve Zorlanan Kişilik
İnsan Hakları ve İslam Ülkeleri
Şu halimize bakın
Yüzleşme

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Halil Gülel
Kendimize  Döndük
Mahmut Aşkar
Kendimize  Döndük
Mustafa Can
Kadın mı Bırak Gitsin….
Ayten Kılıçarslan
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Sebahattin Çelebi
Zordu seni sevmek....
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Yılmaz Kuzucu
Mutluluk (formülü) ertelenemez
M. Ali Aladağ
Oyuna Gelmemek
Fikret Ekin
Kerkük, Ne Kadar Türk?
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Orhan Aras
Necla Kelek´in "Yabancı Gelini"
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Şefik Kantar
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Hidayet Kayaalp
Değişimin Zihinsel Aşamaları
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Ali Kılıçarslan
Utandıran Pano
Üzeyir Lokman Çaycı
Dar Kapı
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç