|

TEHDİDİN
NİTELİĞİ 3
PKK'nın terörist eylemlerinin başlamasından ve özellikle
PKK'lı ile köylünün kısmen ayrılmasının
zorlaşmasından sonra (sabah külahlı-gece
silahlı) güvenlik güçlerinin psikolojik baskı altında
davranışları genel bir sertlik kazanmıştır.
Halka yönelik baskı bilinçli bir eylem planının
parçası olmadan ister istemez, kurunun yanında yaşta
yanar misali artmıştır.
Ölen PKK'lı sayısı arttıkça PKK'nın zemini de
güçlenmiştir. Çünkü PKK, dağa kaçırdığı
veya kendisi gelen gençler çatışmalarda öldükleri
zaman ailelerine yönelik etkili bir propaganda mekanizması
kurmuştur. Aileler devletin acımasızlığı
ve ölen çocuklarının ölüm nedenlerinin "ulviliği"
konusunda ikna edilmişlerdir. Devlet ise PKK'lıların
ailelerini potansiyel PKK'lı olarak algılamış,
öyle davranmıştır. Oysa, DEHAP'lılar ve
DTP'liler, PKK ile çarpışırken şehit olan
Kürt kökenli askerlerin ailelerini ziyaret ederek,
psikolojik operasyonu devletten daha iyi bildiklerini ortaya
koymuşlardır.
Bölgede yaşayan insanlara başlarına gelen bütün
olumsuzlukların, bölgenin ekonomik geriliğinin,
devlet güvenlik güçlerini kötü davranmalarının,
"çocuklarının öldürülmelerinin" (takriben
24 bin PKK'lı öldürülmüştür), Kürt olmalarından
kaynaklandığı yalanını tekrarlayarak
söylemişlerdir. Buna inanan insanların oluşturduğu
bir kitleyi kendileri için zemin haline getirmişlerdir.
Nefret ve intikam üzerine kurulu, biyolojik ırkçı
bir Kürt milliyetçiliği bu zeminde geliştirilmiştir
ve geliştirilmeye devam etmektedir.
Özetle karşımızdaki en büyük sorun, kitle psikolojisi
ile ilgili bir sorundur. Mağdur, olduğunu düşünen
ve yaptığı her şeyi, terörü, kaçakçılığı,
her türlü suçu bu zeminde mazur görebilen bir kitleyi içinde
bulunduğu ruh halinden uzaklaştırmadan ve böylece
örgütten koparmadan mesafe alabilmek mümkün değildir.
Aksi halde devlet bölgede kişi başına geliri
15.000 Dolara da çıkarsa mağduriyet - mazuriyet
psikolojisi aralığına sıkışmış
insanlar kitlesi, PKK ve dış müdahaleler için
etkili bir istismar zemini oluşturacaklardır.
Önümüzdeki sorunu aşabilmek için öncelikle sorunun basit ve
kolay bir izahının ve çözümünün olmadığını
kabul etmek zorundayız. Dedeleri Türkçe konuştuğu,
"Türküm" dediği halde "ben Kürdüm ve
PKK'lıyım" diyen torunların olduğu,
devletten aldığı krediyi geri ödememeye hakkı
olduğunu düşünen insanların yaşadığı
ve kişi başına düşen yabancı
istihbaratçı ve ajan sayısının çok yüksek
olduğu bir coğrafyada sorun zor, çözüm karışıktır.
Ancak, Türkiye bu sorunun üstesinden milli dinamikleri ile
gelebilecek potansiyele sahiptir.
İngiliz ajanı Lavrence, "Ortadoğu'da isyan bastırmak,
bıçakla çorba içmeye benzer" demektedir. Türkiye,
bıçakla çorba içecektir. Bunun için kararlı,
ısrarlı, bilgili ve cesur olunmalıdır. Öncelikle
yapılması gereken, Kuzey Irak'taki Kürt devleti oluşumunun
Türkiye üzerindeki etkisinin sona erdirilmesi ve Türkiye'nin
Kuzey Irak''a güç projeksiyonu yapabilecek hale gelmesidir.
Bu yazının konusu içinde olmadığı için
konunun detaylarına burada girilmeyecektir.
Türkiye''de sorunun radikal bir şekilde kontrol altına
alınabilmesi ise AB ve ABD ile ilişkilerimizin
yeniden düzenlenmesine bağlıdır. AB tam üyelik
süreci Türkiye''nin çözülmesi demektir. Bu süreci
durdurmayan Türkiye'nin bölünmeyi durdurması mümkün
değildir. Keza ABD'ye
karşı milli menfaatlerini haysiyetli ve etkili
savunmayan bir Türkiye, Kürtçülük meselesini çözemez.
Kürtçülük meselesinin çözülmesi, ülkemizin bir dizi
politikayı etkili bir şekilde ve eş zamanlı
olarak uygulamasına bağlıdır. Bunun
için
1)Siyasi,
2)Bürokratik,
3)Hukuki,
4)Askeri,
5)İstihbarati,
6) Polisiye,
7)Sosyal ve Psikolojik
8)Kültürel,
9)Ekonomik
önlemler alınmalı ve yürütülmelidir. Bu önlemlerin
etkili yürüyebilmesi için hükümette bir bakanlık Güneydoğu
Anadolu bölgesinden sorumlu olmalıdır. Sivil ve
askeri bürokrasinin kalitesi ve etkinliği yükseltilmeli,
bölge bürokrasisi baştan aşağı yeniden
yapılandırılmalıdır.
Terör örgütüne karşı
etkili mücadele için terör yasası yeniden yapılandırılmalı,
örgüt üyeliği 25 sene net ceza ile cezalandırılmalıdır.
Jandarma kolordusu, zırhlı birlik ve hava unsurları
ile güçlendirilerek yeniden yapılandırılmalı,
kara ve hava kuvvetleri örgüt ile mücadele dışına
çekilmelidir. İstihbarat yapıları arasındaki
çatışmalar ortadan kaldırılarak yeni bir
istihbarat eşgüdüm birimi kurulmalıdır. Suç
örgütlerine özellikle uyuşturucu ve kara paraya karşı
büyük bir mücadele başlatılmalıdır.
Ekonomik önlemlerin
etkili ve faydalı olması ancak uygulanacak etkili
psikolojik ve sosyal önlemler, bölgede kültürel yapının
yeniden şekillendirilmesi çalışmaları ile
koordine edilir ise sonuç alacaktır. Üstelik bunların
bir sene içinde sonuç alması beklenmemelidir. Mücadele
en az 10 sene sürecek, bunun sonunda Güneydoğu
Anadolu'da milli bütünlükte açılan yara ortadan kaldırılacaktır.
11.01.2006
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
Tehdidin
Niteliği 3
Tehdidin
Niteliği 2
Tehdidin
Niteliği
1
2006'ya
Girerken Kerkük-KKTC Hattı ya da Çağdaş
Sakarya
Seyyid
Ahmet Arvasi'nin Anısına
"Türk
Milliyetçiliği Ahlaki Bir Zemine Sahiptir"
Taha
Akyol'a açık mektup
21.
Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Kimlik
Meseleleri
Irak
Savaşı Ve Amerikan Sermayesi
Kürtçüler
Yalan Söylüyor
Farklı
Bir Kürt Projesi (mi)?
Kürdistan
projesi
PKK
“Vali”yi Görevden Aldıd
Türk
Subayı Kimdir 2?
Türk
Subayı Kimdir?
Devlet
Yok
Telafer
Dayanışma Komitesi
Muhterem
Paşam
Atatürk
Kanuni
Sultan Süleyman'dan Şahin Bey'e
"AB
Faşizmi" ve Cumhuriyet Bayramı
"Öfke
Baldan Tatlıdır"
SAYFA
BASI
|