·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


Statüko Dinine Karşı İslâm

“Bütün dinlerin etkisini, insanın mutluluğu ve gelişimi açısından ayrı ayrı ele alıp inceleyecek olursak, Hz. Muhammet’in peygamberliği kadar ileri, bilinçli ve güçlü bir peygamberliğin olmadığını göreceğiz. Günümüzde ise, Hz. Muhammet’in peygamberliği kadar ters tanıtılmış ve tamamen farklı bir kalıba sokulmuş bir peygamberlik de olmadığını göreceğiz. (1)”. İlk çıkış şekli tahrif edilerek aslından eser kalmayan İslam öncesi dinlere karşı, Hz. Peygamber’in her icraatı kayıtlar altına alınmış ve ondan daha önemlisi, Kuran-ı Kerim’in ilk günkü orijinallığına zerre kadar şüpheye mahal verecek bir durumun sözkonusu olamayacağı da ortadadır. Merhum Şeriati, yukarıdaki tesbitinin gerekçelerini “küfr”, “şirk” ve “putperestlik” terimleri üzerinde durarak izaha çalışmaktadır: “Küfr’ün sözlük anlamı örtmektir. ...... Fakat bu ‘küfr’ün anlamı, dinin gerçeğinin dinsizlikle örtülmesi demek değildir, aksine, bir din anlayışının, bir din gerçeğinin başka bir din ile örtülmüş veya örttürülmüş olmasıdır. ‘Şirk’in anlamı da ‘tanrısızlık’ demek değildir. .... Putperestlik şirkin özel bir biçimidir, şirk ile eş anlamlı değildir.(2)”. Dine Karşı Din kitabının ilerleyen sayfalarında Şeriati, “Şirk dini; yorumlayan, kılıf uyduran ve yasallaştıran, uyuşturan, duraklatan, sınırlayan, halkın yaşayış tarzına ilgisiz kalan din demektir.” diyerek  konuyu tam anlaşılır noktaya getirirken, “şirk dinin koruyucusu cehalettir” ve “şirk dini tarih boyunca statükoyu korumuş” gibi tesbitleriyle günümüzde din adına cerayan eden menfî olaylara da ışık tutmuştur. Başka bir ifadeyle; Hz. Peygamber’in niçin ters tanıtıldığı ve farklı bir kalıba sokulduğu konusunda bize yardımcı olmaktadır.

Allah’ın Son Elçisi’nin Veda Hutbesi’nin bir yerinde, “Cahiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmüttalib’in torunu (amcamzadem) Rabiya’nın davasıdır.” dediğini bilmiş, duymuş veya okumuş olmamıza rağmen, hâlâ dinle bütünleştirdiğimiz bu töremizi İslâm’la bağdaştıranların, “Ya Muhammed seni çok seviyoruz” diyenlerin sevgisi ciddi manada şüphe götürür. “Kutlu Doğum Haftası” münasebetiyle, mütevazi bir sohbetimizde dinleyicilere; rivayete göre Efendimiz Hz. Peygamber, kızı Hz. Fatima eve girdiğinde O’na saygısından dolayı ayağa kalkarmış, şimdi kız babası olan sizleri vicdanî ve imanî muhasebeye, Peygamberini çok ama çok seven ve her hareketini örnek alan sizleri,  Peygamber sevginiz ve sadakatınızla başbaşa bırakıyorum, dedim.

Atalarından miras kalan törelerini dinleştirenlerin suratına tokat gibi inen, “Onlara: Allah’ın indirdiğine uyun, denildiği zaman onlar, ‘Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız’ dediler. Ya ataları birşey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler? (3) ”, meâlindeki Âyeti de dikkatinize sunmak isteriz.

Peygamber döneminde Kureyş’in üstünlüğünü ve ticarette başarısını Kabe’deki putlara bağlayan ve bu yüzden Peygamberle açıkça pazarlığa girişenler, atalarından devraldıkları bir töreyi de yaşatmak istiyorlardı (4).  Fakat daha ilk halifeler döneminde İslam’ı kabullenmelerine rağmen Arap kabilecliğinden gelen ruh galebe çalmakta, Kuran hükümleri ve Peygamber sünneti törelerin gölgesinde kalmaktaydı. Bu ruh, bilhassa halifelerin şehadetinde belirleyici rol oynamaktadır. Statükonun (betonlaşmış kabile geleneği, cehalet, istismar ve küfrün) İslâm tarihinde ilk ortaya çıkışı ise Emeviler dönemine rastlar. Bu durum daha sonra, İslam tarihine “dinin kurumsallaşması” olarak geçer. Sıffıyn Savaşı’nda mızrakların başına Kuran-ı Kerim takılması, yine İslam tarihinde benzerine az rastlanır bir din istismarının en belirgin örneğidir. O gün bu gündür, Pakistan’dan Irak’a kadar birçok ülkede Ümmet-i Muhammed birbirlerinin kanını dökmeğe devam etmektedirler. “Şu halde bu din tarih boyunca sürekli olarak toplumlarda ve çeşitli dönemlerde bir itiraz olarak statüko dinine karşı çıkmış, hak peygamberler vasıtası ile tebliğ edilmiştir. (5)”. Burada İslâm öncesi Arap geleneğinin mayasını oluşturan statükoyla,  Hz. Resulullah çizgisinin temsilcileri karşı karşıyadır.
DEVAM EDECEK

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Statüko Dinine Karşı İslâm
Ayten Kılıçarslan
Müslüman Kadınlar, Birleşin!
Yakup Yurt
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Fikret Ekin
İnsan ve İnsan
Haldun Çancı
İran, Türkiye'nin düşmanı mı?
Ali Kılıçarslan
Dönüş düşüncesi
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Nuran Yelkenci
Benim Duam
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ermeni Sorununun İrdelenmesi!
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirleşme
Yılmaz Kuzucu
Mart mektubu
Şefik Kantar
Her şey hayallerle başlar
Hidayet Kayaalp
Kasıntı Kütürü
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Orhan Aras
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
M. Ali Aladağ
Çağdaş Yobazlar
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç