|
Dönüş düşüncesi
ALMANYA’DAKİ ekonomik durgunluk, insanları yeni arayışlara
itiyor.
Ülkede “büyük koalisyon” (CDU/CSU/SPD) kurulmasına
rağmen, ekonomide bir kıpırdama dahi söz konusu değil, fakat
insanlarda çok az da olsa hâlâ bir “iyimserlik”
hakim...
Ancak,
iyimserlik işsizliği önlemeye yetmiyor; çok ciddi ekonomik
tedbirlerin alınması ve uygulanması gerekiyor. Çünkü
işsizlik, fakirlik, yoksulluk, kısmen sosyal ve kültürel
hayata katılamamak, çok sınırlı ekonomik şartlarda yaşamak
demek ...
ALMANYA’NIN en büyük derdi işsizlik ve işsiz sayısı yeniden
5 milyona yaklaştı. Yapılan ekonomik araştırmalar, işsiz
sayısının 2015 yılına kadar değişmeyeceğini gösteriyor. (1)
İşsiz sayısının azalması sadece “yarım gün” veya
“daha az ücret” karşılığında çalışmaya bağlı... Hatta
araştırmada, 2030 yılına kadar artık “tam gün”
çalışmanın çok zor olacağı, ancak 2030’dan sonra çalışan
“nüfus” azalacağı için mümkün olabileceği belirtiliyor.
Elbette, o dönemde aynı sayıda iş sahası kalırsa...
İŞSİZLİKTEN etkilenen en büyük kesim Türkler. İşsiz
Türklerin sayısı 205 bini aşmış durumda ve bu rakama Alman
vatandaşlığına geçenler dahil değil...
Sadece işsiz Türklerin değil, emekli Türklerin de sayısı
sürekli yükseliyor. Çünkü, 1960’lı yılların başında
Almanya’ya gelen Türklerin büyük bir kısmı emekli oldu.
Alman
Emekli Sandıkları Birliği’nin verilerine göre emekli Türk
sayısı 228 bin 749 (2004).
EMEKLİ Türklerin yüzde 83’ü emeklilik maaşını Almanya’da
alıyor, yani daha çok burada yaşıyor. Fakat, emekli
maaşlarının giderek azalması, sadece emeklileri değil,
özellikle ikinci nesil Türkleri tedbirler almaya itiyor. Bu
tedbirlerin başında sadece “özel emeklilik sigortası”
değil, ayrıca “Türkiye’de emekli olmak” da geliyor.
Son günlerde T.C. Başkonsolosluklarının kapılarında oluşan
insan kuyruklarının en önemli sebebi de bu. Çünkü, 1995
yılında, Kohl hükümetinin Çalışma Bakanı Blüm döneminde
yapılan tahminlere göre normal kazanan bir çalışanın emekli
aylığının 2009 yılında
“bin 510 Avro”
olacağından hareket edildiği halde, şu anda ödenen emekli
aylığı
“bin 180 Avro”...
İşsizlik, emekli sayısının artması ve ekonomide yaşanan
sıkıntılar, emekli aylıklarını da eritiyor.
ALMANYA’DA sadece işsizlik ve emekli aylığının azlığı değil,
özellikle gün geçtikçe daha da sertleştirilen göç(men)
politikası, yabancı düşmanlığı, ayrımcı ve dışlayıcı
uygulamalar insanları yeni arayışlara yönlendiriyor.
T.C. BAŞBAKANLIK Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü
adına yapılan “Federal Almanya’da Yaşayan Türklerin Aile
Yapısı ve Sorunları” konulu araştırmada ortaya çıkan
sonuç, bu gerçeği doğruluyor: Araştırmaya katılan bin 525
kişinin yüzde 77,7’si, “Türkiye’ye dönmek istiyor
musunuz?” sorusuna “evet” cevabı veriyor. Yine
araştırmaya katılanların yüzde 63,2’si de genel olarak
yabancı düşmanlığından etkilendiğini ve yüzde 62,2’si de
Alman vatandaşlığına geçmek istemediğini belirtiyor. (2)
SADECE Türkler değil, sayıları az da olsa Almanlar bile
“Türkiye’ye (kesin) dönüş”ü düşünmeye başladılar ve her
yıl bu ülkede gelecek göremediği için başka ülkelere göç
eden Almanların sayısı da sürekli yükseliyor. Geçtiğimiz yıl
bu rakamın 150 bine ulaştığı ifade ediliyor. Türkiye’de
emekli olmak isteyenlerin büyük bir kısmının isteği de,
sadece emekli olduğunda rahat edebilmek değil, bir an önce
kapağı Türkiye’ye atabilmek...
EĞER Türkiye ekonomisindeki canlılık bu şekilde devam eder
ve özellikle yatırımlara ağırlık verilerek yeni iş yerleri
açılırsa, birçoklarını meşgul eden “dönüş düşüncesi”
hayata geçmeye başlayabilir.
Bu yılki izin, birçokları için karar yılı olabilir.
1-
Arbeitsmarkt-Studie: Keine Vollbeschäftigung bis 2030
http://www.spiegel.de/wirtschaft/0,1518,druck-409367,00.html
2- Federal
Almanya’da Yaşayan Türklerin Aile Yapısı ve Sorunları,
Ankara 2005
http://www.aile.gov.tr/hbdetay.asp?id=119
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Dönüş
düşüncesi
Made
in Germany
İlk
kadın başbakan
Yeni
meclis, eski kafa
AB’nin
hutbe rahatsızlığı
Utandıran
Pano
Doğru
yazalım, doğru konuşalım!
Anti-İslam
kampanyası
Sömürge
Medeniyeti
Milletin
parasıyla
içki
içmek
40
yıl önce 40 yıl sonra
Uyum
mu, Kıyım mı?
Zihniyet
Krizi
SAYFA
BASI
|