·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


Divan Sohbetleri
Her Cumartesi
 -Canlı Yayın-
Saat: 20.00-21.45
"türkshow'da"


Felaketin Kadıncası

     Bu iş, “Cennet anaların ayakları altındadır” mealindeki hadis-i şerifin arkasına sığınarak geçiştirelecek kadar kolay değildir. Veya, “Canım onlarınki de iş mi, bizim için hergün kadınlar günüdür” türünden bir basmakalıp savunmaya da karnımız tok. Benim yiğit, mert, delikanlı, namusuna, karısına düşkün, herşeyiyle Çağdaş-Türk erkeği ya da  tepeden tırnağa Müslüman-Türk erkeği efendim...Biriniz için Arabistan ve benzeri ülkelerde İslamiyet adına, diğeriniz için Batı dünyasında kadın hakları veya eşitliği adına yapılan istismarlar haykırılarak dile getirilirken, kendi yaptıklarımızı bunun arkasına saklamakla da bu iş örtbas edilemez!

     Başkalarını haklı-haksız eleştirmek kolay ama konu kendimizle alakalı olunca, galiba yerine göre millî, yerine göre dinî gururumuza dokunurken, nefsimize de ağır geldiğini lütfen artık itiraf edelim.  Görüp götürdüğümüzün ve bildiğimizin dışında, gerek teklif ve gerekse telkin yoluyla gelen her yenilik, herşeyden önce muhakeme kabiliyeti ve medenî cesaret ister.

     Son iki yüz seneden beri millet olarak ömrümüz Batı’dan aldığımız yeniliklerle geçti, derseniz hiçbir itirazımız olmaz. Mevcuta ”eski”, dışardan gelene de “yeni” der ve elinizdekini kaldırıp atar, ithal ettiğinizi onun yerine korsanız; bunun adı değiş-tokuş olur. Yani burada muhakeme sözkonusu olmadığı için mevcutun yerine oturtulan şey, taklitten öte gitmez. Taklit için de, ne medeni cesarete ve ne de muhakeme gibi bir mantıkî özelliğe ihtiyaç var. Meselâ, 18. asır Osmanlısı’nda üst düzey devlet bürokratlırının toplantılarında alkollü içkiye sırf yenilik olsun diye icazet veren padişahın, ki aynı zamanda halifedir, ortaya koyduğu performans, körükörüne bir cesaret örneğidir ve bizim kasteddiğimiz medenî cesaretle ilgisi yoktur. Zaten o gün bu gündür yanlış başlayan Yenilik/Batılılaşma hareketi yüzünden kendisi ve kendisinden olanlarla kavgalılardan oluşan bir tezatlar ülkesi haline geldik. 

     Dışardan gelen kasıtlı kasıtsız eleştirileri bir kenara bırakıyor ve günlük hayatımızda Türk kadının konumuna izah getirmeğe çalışıyorum: Dünyanın her tarafında olduğu   gibi ülkemizde de güc erkeğin elindedir. O erkek babadır, kocadır veya kardeştir. Cahiliye döneminin kadına bakış açısı, Arap olmayan diğer erkeklerin de hafızalarından tamamıyla silinmemiştir. Küreselleşen çağın erkeği de, kadının günlük hayattaki konumunu belirlemede öncü rolü oynamaya devam ediyor. Bu biraz da erkeğin, kadını nerede ve nasıl görmek istediğine bağlıdır. Başka bir ifadeyle, arz-talep meselesi...

     İşte tam burada dengeler alt-üst oluyor: Cinsiyetlerarası denge, konjüktürel olmamalı, yani değişken zevklere göre bu ayar bozulmaya mahkûm edilmemelidir. Kadına değeri, zamanla paradigmaları değişen medeniyet anlayışlarına göre vermeğe kalkarsanız, şahsiyeti ve ruhu gaspedilmiş, dünyalık nimetleri elinde tutan erkeğin tahakkûmunda olan insan tiplemesiyle karşı karşıya kalırız. Bu durum, İslâm’dan nasibini almamış zengin müslümanın kadına verdiği değerle, maddeci (dünyevi) kapitalistin verdiği değer arasında paralellik arzeder. Her iki durumda da kadın, para ve mevki karşılığı elde edilebilen, birinde kitabına uydurularak, bilmem kaçıncı nikahlı kadın, diğerinde ise, gömlek değişir gibi değişilen sevgilidir (!).

     Tabiatın dengesiyle çok oynayan insanoğlu şimdi bu müdahalenin cezasını çekiyor. İlim adamları, ekolojik dengenin bozulması yüzünden insanlığı tabiî felaketlere karşı uyarıyorlar.
İnsanlığı bekleyen bir başka felaket ise, ademkızının (kadın) yaratılışındaki özellikleriyle oynanması yüzünden başgösterecektir.

     Yaratıcının en güzel eseri olan insan ve insanın da en zarifi kadınla ilgili hüküm, yorum ve değerlendirmeler,Yoktan Var Eden’in, kadına doğuşuyla birlikte verdiği “kimlik kartı” çizildiğinden dolayı, insanlığı tehdit eden felaketler gün geçtikçe artmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Felaketin Kadıncası
Ayten Kılıçarslan
Buna hakkınız yok!
Orhan Aras
Bir dostun ölümü
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Nuran Yelkenci
Utangaçlığın yeni adı sosyal fobi
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Yılmaz Kuzucu
O öyle bir kitap ki !
Yakup Yurt
Yılbaşı gecesi yaklaşırken
Hidayet Kayaalp
Demokrasinin çişimi geliyor
Üzeyir Lokman  Çaycı
Siz benim geride bıraktığım yollardasınız
Hayrettin Çakmak
İmralı’daki Serçe
Muhsin Ceylan
Öfke’ye öfkelenmemek kolay mı?
İbrahim Selamet
Uludağ Zirve notları (II)
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
M. Ali Aladağ
İki Zirve Arasında
Ozan Yusuf Polatoğlu
AMERİKA.. İSRAİL..
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Nasıl bir cumhurbaşkanı
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç