·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


Medeniyetler İttifakı


Kültürel Bakış
Her Cumartesi
 -Canlı Yayın-
Saat: 20.00-21.45
"türkshow'da"

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Zapatero ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan’ın İstanbul’da iştirak ettikleri “Medeniyetler İttifakı” toplantısına sunulan raporun başlığı; “Büyüyen Müslüman-Batı Ayrımının Temelinde Din Değil, Siyaset Yatıyor” şeklinde medyaya takdim edildi. Biraz daha açık bir ifadeyle; gittikçe tehlikeli boyutlara ulaşan Müslüman Doğu’yla Hıristiyan Batı dünyası arasındaki çatışmanın temelinde dinî ayrılık değil, siyasî çıkarlar yatmaktadır, denilmek istenmektedir.

Tarihin biraz derinliklerine indiğimizde, ilk Haçlı Seferlerinden günümüze kadar gelen Hıristiyan Batı-Müslüman Doğu çatışmasında din faktörünün hep ön planda geldiğini görürüz. Siyasi ihtiraslar, çıkarların dini bu çatışmalarda istismar ettiği ise, ayrı bir hakikattır. Bilhassa, gerek müslümanlararası ve gerekse hıristiyanlararası ihtilaflarda, yine mezhebî farklılıklardan beslenen inanç istismarı belirleyici rol oynamıştır. Hele hele günümüzdeki çatışmaları sadece siyasî bir temele indirgemenin kendisi, temenniye dayalı politik manevradan başka birşey değildir.

Balkanlardan Kafkaslara, Orta Asya’dan Orta Doğu ve hatta Filipinler, Endonozya gibi Uzak Doğu müslüman ülkelerine bir gözatıldığında, ateşler içinde, kan ve gözyaşına boğulmuş insan manzaraları görürüz. Sadece müslümanların yaşadıkları topraklarda ortaya çıkan bu durum tesadüf olabilir mi? Şayet Irak bir müslüman ülkesi değil de hıristiyan ülkesi olasaydı ve şimdiki gibi hergün ortalama 50-60 insanın öldürüldüğü vahim manazara karşısında Batı dünyası bu kadar lakayt kalır mıydı?...

Peki bu dehşet verici manzara karşısında müslüman ülkelerin veya hakların duyarsızlığına ne demeli?... Sözkonusu toplantıda yer yer objektif tesbitlerde bulunan Kofi Annan, “Dördüncü Yüksek Düzeyli Grup Toplantısı”dan çıkan rapora atıfta bulunarak,”İslam dünyasında günümüzün memnuniyetsizliklerinin pek çoğunun İslam ümmetinin kendi eksikliklerinden beslendiğini”nin altını çizerken, “Batı’nın ise çifte standartlarla insan hakları ve demokrasi konusundaki tutarsızlığı ile eleştirilere hedef olduğunu” vurguluyordu.

El hak doğrudur! İslam ümmetinin kendi tutarsızlığı ve eksikliklerinden dolayı bu tür musibetler başına gelirken, Batı’nın da oldum olası bilhassa müslümanlara karşı çifte standartları, onların gözünde bir hayvan kadar kıymeti olmayan müslüman hayatı ise madalyonun diğer yüzüdür maalesef.

B.M Genel Sekreteri Annan, günümüz dünyasındaki göçmenlik olgusuna ve de beraberinde getirdiği kazanımlara dikkat çekerken, eleştiri oklarını bilhassa müslüman göçmenlere karşı giderek tavrını sertleştiren Almanya, Hollanda ve Fransa gibi Avrupa ülkelerine doğrultuyordu: Göç alan ülkelerde mevcut halkın, gelen göçmenleri geleneksel hayat tarzına karşı tehdit olarak görmektedirler. Avrupa’da özellikle hükümetlerin yeni gelenleri ve onların çocuklarını ev sahibi toplumun içine almakta yeterli strateji geliştirememişlerdir. 

Zamanla kendiliğinden erimesini ümit ettikleri Avrupa müslümanları ve bilhassa Türkler, kültürel varlıklarını bütün olumsuzluklara rağmen muhafaza etmeğe kararlı görünmeğe başlayınca, ev sahibi Avrupa ülkeleri asimilasyonu zamana yayarak yeni stratejiler geliştiriyorlar. Birleşmiş Milletler’in görev süresi tamamlanmak üzere olan Genel sekreteri bunu bilse ne olur, bilmese ne olur?.. Ki, bilmemesi de mümkün değildir!

Kofi Annan, diğer müslüman ülkelerdeki çatışmaları da zikrettikten sonra, bilhassa Filistin topraklarında zuhur eden Arap-İsrail çatışmasının ulaştığı boyutlara dikkat çekerken, çok önemli bir tesbitte bulunuyordu: Bu çatışma, çok güçlü sembolik ve duygusal yüke sahiptir ve bu yük muharebe meydanının çok uzağındaki kişileri etkilemektedir.

İsrail-Filistin çatışması bir taraftan; A.B.D’nin öncülüğündeki Batı’nın Orta Doğu siyasetinin bir simgesi haline gelirken, diğer taraftan; asırlar boyu Yahudilere zulmeden Batı, hem bunun bedelini o bölgedeki müslümanlara ödetmek ve hem de onları kendi medeniyet değerleri içinde “Musevi-Hıristiyan Medeniyet Değerleri” şeklinde terennüm etmekle, İslâm’a karşı Medniyetler Savaşı’nın tarafını oluşturmaktadırlar.

Not. Devamı yazımızda Medniyetler İttifakı’nda din boyutunu irdelemeğe devam edeceğiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Medeniyetler İttifakı
Nuran Yelkenci
Güçlünün Değil Haklının Sözü
Üzeyir Lokman  Çaycı
Yağmurdan faydalanma yerine zararlarına seyirci kalınıyor
Yakup Yurt
İmkansızı olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Hayrettin Çakmak
İmralı’daki Serçe
Yılmaz Kuzucu
Hoşgörü diyarından
Muhsin Ceylan
Öfke’ye öfkelenmemek kolay mı?
İbrahim Selamet
Uludağ Zirve notları (II)
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Hidayet Kayaalp
Söğüt’ün sevenleri
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
M. Ali Aladağ
İki Zirve Arasında
Ozan Yusuf Polatoğlu
AMERİKA.. İSRAİL..
Haldun Çancı
Kırk Katır Mı, Yoksa, Satırları Paket Mi İstersiniz?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Nasıl bir cumhurbaşkanı
Fikret Ekin
Yine İnsan
Ali Kılıçarslan
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
Ayten Kılıçarslan
Müslüman Kadınlar, Birleşin!
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Orhan Aras
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç