PENCERE
Nuran Yelkenci
|
|
|
nuranyelkenci@yahoo.com
|
Bugün Beyaz Çiçekler Sana
Annem...
Başlık sizi yanıltmasın, amacım çiçek piyasasını
canlandırmak değil elbette. Bugün anneler günü de değil. Ama
bugün henüz anne baba olmamışsanız da annelerinizi anlamanız
için bir sayfa daha açmak istedim hayatınızda... Beyaz bir
sayfa.
Siz ilk ana rahmine tutunup annenizin kanına-canına ortak
olduğunuz andan itibaren bu genç kadının bir parçası
oluverirsiniz. Sonraki dokuz ay boyunca her kıpırtınızı
hisseden annenizin karnında tüm ihtiyaçlarınızı
karşılarsınız. Onun enerjisine, gıdasına, sıcaklığına,
hayatına ortak olursunuz.
Gün gelip dünyaya gözlerinizi açtığınızda, ilk nefesinizi
alıp ilk çığlığınızı attığınızda bu genç kadın
yanıbaşınızdadır. Zaten dokuz ay sonunda sizden ayrılmaya
hemen alışamaz... (Doğrusu buna hiçbir zaman da alışamaz)
İlk açlığınızı sizle paylaşan, size ilk besini kendi
canından akıtan odur. Üşümeyi de ısınmayı da onun yanında
öğrenirsiniz. İlk adımlarınızı ona doğru atar, ilk
sözcükleri ondan işitirsiniz. Bundan dolayıdır tüm dillerde
ilk dile “ana dil” adı verilir.
Binbir zorlukla geçen dokuz ayın ve doğumun ardından son
derece titiz bir eğitim dönemi başlar. Yardım olmaksızın
yaşamına devam etmesi imkansız olan siz, ilk tuvaletinizi
onun yanında öğrenirsiniz, banyo keyfini ilk onla
yaşarsınız. Düşüp yaralandığınızda acınızı dindiren, şifayı
veren o değildir ama ateşiniz yükseldiğinde düşürmek için
sabaha kadar başınızda bekleyen odur, korktuğunuzda
kanatlarına sığındığınız, sizi temizleyen, saçlarınızı
tarayan, tırnaklarınızı kesen, sizi giydiren, bağcıklarınızı
bağlayan, dışarda minik ellerinizi sımsıkı tutan annenizdir.
Anneniz sizi bir bitki gibi özenle, sevgiyle, şefkatle
yetiştirir. Gözlerinden sakınır, en ufak bir zarar gelmesini
dahi istemez.
İster cahil olsun, ister bilinçli, ister yoksul ister
varlıklı her anne kendi gücü yettiği, aklı erdiğince
yavrusunun en iyi şartlarda, en güzel şekilde yetişmesini,
kendi sahip olduğu imkanların kat be kat üzerinde bir hayat
yaşamasını tüm kalbiyle ister ve bunun için var gücüyle
mücadele eder. Çoğunlukla en iyi eğitimi almanızı, en güzel
işlerde çalışmanızı, dürüst, ahlaklı, sevecen olmanızı,
güzel arkadaşlıklar kurmanızı, topluma ve çevrenize faydalı
olmanızı, güzel beraberlikler yaşamanızı, güzel çocuklara
sahip olmanızı ister. Sizin başarılarınızla gurur duyar,
unutmayın bir başarı kazandığınızda en içten alkışı ondan
alırsınız.
Bir anne, yavrusunun hayatı söz konusu olunca kendininkinden
vazgeçer. Dediğim gibi o aslında bir türlü ondan ayrı
olmanıza alışamaz, ana rahminden çıktığınızdan bu yana tam
olarak güvende olduğunuza ikna olmaz, gözünün önünde
olmadığınız sürece içi rahat etmez. Biraz gecikince telefona
sarılır, sabırla yolunuzu gözler. Derdinize ortak olur,
sevincinizi onla paylaşmanızı ister, tıpkı ilk
çığlıklarınızı ve gözyaşınızı olduğu gibi her feryadınızı
duymak, her üzüntünüzü bilmek ister. Kendi yuvanızı
kurduğunuzda dahi kenara çekilmez, çocuklarınıza göz kulak
olur, desteğini her an hissedersiniz.
Anneler her ne hata yaparsanız yapın size kapılarını
kapamazlar, sabırla bir gün dönmenizi beklerler. Asla gurur
yapmazlar, herşeyi ama herşeyi affederler. Anneniz sizi asla
terk etmeyecek olan yegane sevgilidir. Bundandır ki “ana
gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz” deyişi çok isabetlidir.
Hayatınıza doğru ya da yanlış onlarca insan girer ve çıkar.
Arkadaşlar gelir, gider ama tüm bunların sonunda anneniz hep
sizinledir. Sizin tarafınızdadır, tüm dünya size karşı bile
olsa, o, yine bomboş tribünlerdeki en ateşli
taraftarınızdır. Her adımınıza tempo tutmaya, kalp
atışlarınıza ortak olmaya bıkmadan usanmadan aşkla devam
eder. Sizin asla kötülüğünüzü istemez, tehlikeleri sizden
önce fark eder, siz uyurken nöbet tutar adeta, “arkında
olmadan daldığınız kabuslardan sizi uyandırmaya çalışır.”
Yeryüzünde hiçbir Allah’ın kulu sizi
anneniz kadar sevemez, koruyamaz, iyiliğiniz için
savaşamaz!.. Bunu er ya da geç her evlat anlar.
Telefonda geçiştirdiğiniz, bazen çok fazla dırdır ettiğini,
hayatınıza çok fazla müdahale ettiğini düşündüğünüz, sürekli
aç olup olmadığınızı, üşüyüp üşümediğinizi, güvende ve mutlu
olup olmadığınızı bilmek isteyen bu şefkat kahramanlarını
bugün kırmayın. Bugün ona sarılıp başınızı omzuna koyun ve
hiçkimsenin size öyle sarılamayacağına yeniden tanık olun.
Bugün annenize beyaz, bembeyaz çiçekler alın....
Kübra Yelkenci
SAYFA
BAŞI
www.nuranyelkenci.com
Yazarın
diğer
yazıları:
Bugün
Beyaz Çiçekler Sana Annem...
Peygamberler
bugün yaşasaydılar
Hoş
geldin Ya Ramazan!..
İyi
ve Kötü Öğretmen Televizyon
Kahramanlar
hep az olur
İnanç
Sömürüsü
Sahte
Peygamberler
Anne
Sevgisi
Günümüzün
bazı cemaat liderleri (Şeyhleri)
İlk
Müslüman İş Kadını Hz. Hatice
Utangaçlığın
yeni adı sosyal fobi
Her
İşin Başı Eğitim Nedir?
Konuşamıyoruz
Çünkü Okumuyoruz
Güçlünün
Değil Haklının Sözü
Yaşama
Sevinci
Mutfaktaki
İsraf
Varoşlardan
sosyeteye İstanbul
Sen
de Haklısın, Sen de Haklısın, Sen de!
Benim
Duam
Yasakları
Yasaklamak
Filistin’in
Göz Yaşları
Peygamberleri
Rahat Bırakın
Noel
ve Yilbaşı Kutlamaları
Hayal
Gücü Sınırlarının Ötesinde...
Bin
Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
İffetli
Müslüman Türk Kadını ve Örtünme
İnsanın
En Büyük Düşmanı Şeytan
Duada
kararlı olmak
Kuran’da
selamlaşmanın önemi
Allah,
İnsanı hastalıkla da sınar
Haset
ve Kıskançlık
Kilitli
Kapıların Ardındaki Sonsuz Hayat , Cehennem
Sahte
Dünyanın Acıları
Tarihten
Günümüze Sahte Dindarlar
Şeytan
Detayda Gizlidir
İnançla
Gelen Ruh Sağlığı ve Huzur
İnanca
Çağıran Davetler
Hayırlarda
Yarışmak
Zaman
Tüketen Ev Hanımları
Sebeplerdeki
sırlar
Herşeyde
Hayır Görmek
Pişman
Olmadan Önce
Örnek
Müslüman Kadın
Hz. Meryem
Tüm
annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları
sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin
Düşünmek
2005
Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının
Yeri
SAYFA
BASI
|