·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


VIZYON
                                                       Yard. Doç. Dr. Haldun Çancı
 
 
haldun.canci@emu.edu.tr



Kuvayi Milliyecilere Karşı Saldırılar Artıyor

Son zamanlarda ulusalcılara yönelik saldırılarda ciddi bir artış olduğu görülüyor.

Ulusal kurtuluş mücadelesi döneminde, Kuvayi Milliye direnişi ortaya çıktığında da, emperyalistler ve yerli işbirlikçileri bundan hiç hoşlanmamışlardı.

Onlara çeşitli iftiralar atıp, türlü komplolarla yollarından çevirmeye çalışmışlardı.

Ancak, zafer, yılmadan kurtuluş mücadelesini omuzlayan, Kuvayi Milliyenin ve ulusun olmuştu.  

Tıpkı ulusal kurtuluş mücadelesi yıllarında olduğu gibi, bugün de, ulusumuz emperyalist baskı, tehdit ve istemlerle yüz yüze bulunmaktadır.

Kuvayi Milliyecilerin Karşı Çıktığı Bugünkü Kıskaca Nasıl Girdik?

1945’te sona eren II. Dünya Savaşı’nın hemen ardından, Cumhuriyetin temel kazanımlarına yönelik gelişen karşıdevrim süreci, ülkeyi dıştan gelen etki ve belirlemelere açık konuma getirmiştir.

Her alanda dışa bağımlı bir yapının ortaya çıkmasına neden olmuştur.

İşgalci emperyalizme karşı gösterilen ortak direnişin ardından, 1923’te tamamen bağımsız bir ulus-devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde, 80 yıl içerisinde dış belirlemecilik zirveye çıkmıştır.

Karşıdevrim sürecinin toplumun geniş alanlarında yaratmayı başardığı moral yıkım, yurttaşların birbirlerine ve ülkelerine olan güven ve bağlılık duygularını aşındırmıştır.

Bu durum Cumhuriyetin ilk yıllarında yakalanan kalkınma ivmesinin ve umudunun, sürekli geri kalmışlık ve umutsuzluk duygularıyla yer değiştirmesine neden olmuştur.

Soğuk savaş dönemi boyunca devam eden “müttefiklik” ilişkilerinin gizleyerek büyüttüğü genel bağımlılık durumu, bugün ortaya çıkan ağır dayatmaların kaynağı olmuştur.

Soğuk savaşın 80’lerin sonunda ortadan kalkması ile birlikte, dünyada gelişen ve etkisinden kurtulmanın oldukça güç olduğu, tek merkezli küreselleşme de bu durumun pekişmesine katkı sağlamıştır.

Bu bağlamda uluslaşma süreci de önemli yaralar almıştır.

Ulus düşünsel anlamda da etki altına alınmış, olup biteni kavrayamaz duruma getirilmiştir.

Son 10-15 yıldır varlığını hissettiren Yeni Dünya Düzeni’nin  ya da küreselleşmenin dayattığı süreç, sadece Türkiye için değil hemen tüm ulus-devletler için geçerlidir.

Emperyalist güçler ulus-devletleri parçalayarak ve yerlerine daha mikro ölçekli alanlar yaratarak, bunları dünya kapitalist sistemine bağlamak istemektedirler.

İşte bugün, tüm bu olup bitenlere karşı çıkan vatanseverler, tıpkı 90 yıl önce olduğu gibi ülkenin kurtuluşu için seferber olmuşlardır.

Adları, yine, Kuvayi Milliyedir. Bunlar, yine ulus için, ülkenin kurtuluşu için bir araya gelmişlerdir.

Küresel Emperyalistler, Yerli İşbirlikçilerine, “Kuvayi Milliyecilere Saldır” Emri Verdi

Kuvayi Milliyeciler, tıpkı 90 yıl önce olduğu gibi, düşmanların ve onlarla işbirliği yapan yerli uşakların saldırılarına maruz kalmaktadırlar. 

Onlara saldıranlar, ulusu emperyalizmden kurtaran Kuvayi Milliye ruhuna küfredecek kadar işi ilerletmişlerdir.

Bu küfürbazlara göre, Kuvayi Milliye ruhu, yol kesen, hırsızlık yapan, hukuk dışı, başı bozuk, çapulcu bir çete ruhudur.

Bu tanıma göre, Kuvayi Milliye, kanun tanımayan, gayrı meşru bir oluşumdur.

Oysa hepimiz bilmekteyiz ki, hukukiliğin de, meşruiyetin de temelinde, halk iradesi vardır.

Bu bağlamda Kuvayi Milliye, geçmişte ve bugün, şerhsiz-koşulsuz halk iradesinin ta kendisidir.

Kuvayi Milliye, emperyalist işgalciye karşı, halkın ortaya koyduğu bir tepkinin ve mücadelenin şerefli adıdır.

Emperyalist düşmana karşı, vatanın namusunu koruyan ecdadına, başı bozuk çapulcu demeye cüret edenler, azgınlığın, ihanetin ve işbirlikçiliğin zirvesindekilerdir.

Kuvayi Milliyeye eşkıya yakıştırması yapmak, düşman ağzı ile konuşmaktır.

Kanımca, ulusal uyanışa karşı, bugüne kadar yapılmış en seviyesiz ve tahrik edici saldırı, Kuvayi Milliyeye söven bu saldırıdır.

Elde edecek oldukları dış kaynaklı fonlar uğruna, Kurtuluş Savaşımızın şehit ve gazilerine, geçmişimize ve ulusal bilincimize karşı yapılmış bu seviyesiz saldırıyı gerçekleştirenleri kınıyor ve telin ediyorum.  

Tüm çaba, bugün yükselmekte olan ulusal bilincin, aynen milli mücadele döneminde olduğu gibi karalanma çabasıdır.

Ancak, tıpkı geçmişte olduğu gibi, Kuvayi Milliye ruhu tekrar galip gelecektir.

Kuvayi Milliye ruhu yeniden uyanmıştır. Vatan, yukarıda bahsedilen kıskaçtan kurtarılacaktır.

haldun.canci@emu.edu.tr

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Kuvayi Milliyecilere Karşı Saldırılar Artıyor
Bir iktidarın sonu
Büyük Karara Doğru
Ermeni Meselesinde İş Çığırından Çıkıyor
İran, Türkiye'nin düşmanı mı?
Bölgesel İşbirliği Seçeneği
AB Kimin Projesi?
Jakoben AB’ci: “Baskın, Basanındır”
DP’nin Son Tavrı ve Düşündürdükleri
Türkiye’nin AB Yolculuğu
‘Etnik-merkezciliğe’ Karşı ‘Kültürel Görecelilik’
AB sürecini sürdürebilir miyiz?
Ulusal mutabakat yönetimi
Medeniyetler Çatışması: Küreselleşmenin Sonu
Küresel vatandaşlar
Türkiye'nin Batı Sorunu
Bir Filmin Düşündürdükleri
 

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Haldun Çancı
Kuvayi Milliyecilere Karşı Saldırılar Artıyor
Mahmut Aşkar
Ufkumuzu Karartan Aydınlar
Fikret Ekin
Yine İnsan
Ali Kılıçarslan
“Almanca'yı Koruma Yasası” mı?
M. Ali Aladağ
Alman Bastırınca....
Hidayet Kayaalp
Kış Raporu
Osman Seçmez
Dalgalar kıyıya yaklaşmıştır
Sebahattin Çelebi
Sende şarkılar ölür...
Yılmaz Kuzucu
Mayıs Mektubu
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Siyasi ahlak ilkeleri ve yöneticilerimiz!
Ayten Kılıçarslan
Müslüman Kadınlar, Birleşin!
Yakup Yurt
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Veli Kalli
Gurbet Çilesi
Nuran Yelkenci
Sen de Haklısın, Sen de Haklısın, Sen de!
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Üzeyir Lokman Çaycı
Şehirleşme
Şefik Kantar
Her şey hayallerle başlar
Orhan Aras
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Ozan Yusuf Polatoğlu
Vicdan Testi
Halil Gülel
Kim ateşliyor bu fitili
Hasan Kayıhan
Ben "Hicbir Şey" demiyorum!..
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç