|

Toplumun
Yeniden İnşası
Türk
devleti ağır bir buhrandan ve irade zaafı sürecinden
geçiyor. Bunu hemen her gün tekrar tekrar görüyoruz. Ancak
yıpranmış ve hastalanmış olan sadece
devlet değil, toplumun da bir kural tanımazlar
toplumu olarak gittikçe daha fazla hastalandığını
görüyoruz. Bursa'da hamile bir kadını dört yaşındaki
kızının yanında onlarca yerinden bıçaklayan
ve boğmaya çalışan birisi 19 diğeri 17 yaşındaki
iki katil ruhlu alçak işte böyle bir toplumun ürünleri.
Bu tür olayları sadece psikopatların eylemleri
olarak görmek yanlış. Çünkü bu tür suçlar
karşımıza nadiren çıkmıyor. Suçun
kitlesel bir nitelik kazandığı bir dönemden geçiyoruz.
Örgütlü suçun
arkasında içinde PKK'nın da olduğu suç çeteleri
var. Kap-kaç eylemleri, her geçen gün artan uyuşturucu
kullanımı, sokakları dolduran kaçakçılık,
kural tanımaz çetelerin kentleri yurttaşlar için
korku merkezleri haline getirmesi çeteler tarafından örgütleniyor
ama bu çetelerin eleman devşirmelerini kolaylaştırıcı
bir sosyal zemin oluşmuş durumda kentlerimizde.
AB süreci altında
kanunların etkisizleştirilme ve polisin elinin
kolunun bağlanması da örgütlü suçun ve
sosyal-psikopatlığın toplumu terörize etmesine,
yıldırmasına, baskı altına almasına
imkan veriyor. Yapılması gereken suça karşı
devletin büyük bir hızla çok etkili önlemler geliştirmesi.
Bu önlemlerin tek boyutlu değil çok boyutlu olması
gerekiyor. Sadece polisiye önlemlerle sonuç almak mümkün
değil. Sadece ağırlaştırılmış
cezalarla meseleyi hukuki anlamda halletmekte mümkün değil.
Hukuki, polisiye,
ahlaki, eğitimsel önlemler bütünü derhal yaşama
geçirilmek zorundadır. İngiltere'de kısa bir süre
önce Başbakan Blair, bozulan sosyal dokuyu tamir etmek için
polise daha fazla geniş yetki tanıyan bir kanun
tasarısı üzerinde çalışmalar başlattı.
Bu çerçevede İngiltere'de polis, yere tükürenlerden
yaşlılara kötü davrananlara kadar bir dizi
anti-sosyal davranış biçimine doğrudan ceza
verme yetkisine sahip olacak. İngiliz polisi, cezalandırma
yanında toplumsal ödüllendirme sistemleri geliştirilecek.
Güney Kore'de ilk
okula başlayan çocuklar, ilk okul birinci sınıfta
okuma yazma ve matematik öğrenmiyorlar. Onlara sadece görgü
kuralları, topluma saygı, davranış
modelleri öğretiliyor. Bunun "Cin Ali"
öğrenmekten çok daha iyi ve yararlı olduğu
ortada. Türkiye'nin gerek kendi tarihinden ve toplumsal
uygulamalarından gerek ise diğer ülkelerde gerçekleştirilen
etkili uygulamalardan faydalanarak, gittikçe acil hale gelen
ağır toplumsal çürümeye karşı önlemler
alması gerekiyor.
Polisin yetkilerinin
AB sürecinin baskısı altında kalınmadan hızla
geliştirilmesi gerekmektedir. Polisin yetkisi geliştirilirken,
polis iç eğitim kursları ile hukuk, halkla ilişkiler
ve insan hakları konusunda bilgilendirilmeli, devletin gücünü
kişisel etkinliği için istismar edememelidir.
Polisin yetkileri genişletilirken, polis sayısının
da artırılması kaçınılmazdır.
Özellikle İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Mersin
gibi büyük kentlerde çok etkili polis alt yapıları
oluşturulmalıdır. Polis, suçluya karşı
etkili konumuna kavuşmalıdır. Suç örgütleri
ile ilişkisi olan unsurlar polis teşkilatından
uzaklaştırılmalıdır.
Polisiye önlemlerin
yanında alınacak hukuki önlemlerle suça karşı
caydırıcı bir etki oluşturulmalıdır.
Bu çerçevede TBMM'nin af mekanizmasını kullanması
durdurulmalıdır. İdam cezası tekrar yürürlüğe
sokulmalıdır. Cezalar ağırlaştırılmalıdır.
36 sene ceza alan 10 sene yatıp çıkmamalıdır.
Cezalar olduğu gibi hapishanede caydırıcı
hale gelmelidir. Hapishaneler suç çetelerinin değil,
devletin denetimi altında olmalıdır.
Eğitim önlemlerinin
de geliştirilmesi gerekmektedir. Öğrenci daha
okulda kurallara riayet etmesi gerektiğini öğrenmelidir.
Oysa bir çok okulda serseri niteliğe doğru itilmiş
öğrenciler öğretmenlerini dövmektedirler.
Kurallara uyma gereği aile ve okullarda öğretilmesi
gereken bir husustur. Bu konuda okul idareleri güçlendirilmeli,
suça eğilimli öğrenciler için özel programlar
geliştirilmelidir.
Özetle suça karşı
etkili bir toplumsal mücadelenin başlamasının
zamanı gelmiştir. Türkiye, suçlu ruhlara teslim
edilemez. Ruhları tedavi ise toplumun görevidir.
25.01.2006
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
Toplumun
Yeniden İnşası
İlerleyen
Federalizm
İRAN-ABD
Çatışması
Tehdidin
Niteliği 3
Tehdidin
Niteliği 2
Tehdidin
Niteliği
1
2006'ya
Girerken Kerkük-KKTC Hattı ya da Çağdaş
Sakarya
Seyyid
Ahmet Arvasi'nin Anısına
"Türk
Milliyetçiliği Ahlaki Bir Zemine Sahiptir"
Taha
Akyol'a açık mektup
21.
Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Kimlik
Meseleleri
Irak
Savaşı Ve Amerikan Sermayesi
Kürtçüler
Yalan Söylüyor
Farklı
Bir Kürt Projesi (mi)?
Kürdistan
projesi
PKK
“Vali”yi Görevden Aldıd
Türk
Subayı Kimdir 2?
Türk
Subayı Kimdir?
Devlet
Yok
Telafer
Dayanışma Komitesi
Muhterem
Paşam
Atatürk
Kanuni
Sultan Süleyman'dan Şahin Bey'e
"AB
Faşizmi" ve Cumhuriyet Bayramı
"Öfke
Baldan Tatlıdır"
SAYFA
BASI
|