|

Hüznümü, limanlara akıttım da
geldim...
Şubatlar tükeniyor içimde. Mevsim mevsim eriyorsun. Paylaşmaya
değer ne varsa alıp gitmişliğinle, kalakaldım bir başıma
şimdi. Gece yarısını vururken saatler, heybetli yenilgilerle
yıkıldım.
Yıkıldım ey dost!
Umursamadan insanî hiçbir şeyi, alıp başımı gittim buralardan.
Gittiğin, göçtüğün diyara kadar gelip, sana son kez içimdeki
ateşi göstermek istedim.
Sen cansız tutkularla kaybolmuştun. Tutkular sönmüştü
avuçlarımda. Bakî bir ümitsizlik yakamda şimdi.
Orada... Öyle, bir başıma gözyaşlarımı akıttım sensiz
sulara... Sularla dertleştim de geldim...
Hüznümü, limanlara akıttım da geldim...
28.02.2006
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Hüznümü,
limanlara akıttım da geldim...
Muamma
kadıköy
değmezmiş
sana bu şiirler
İstanbul
ölüyor, bu gece ellerimde…
Başlıksız
bir yazı...
Hayatın
kırsal kesimi...
Sevdiğin
kadarım ben...
Bir
yanım yaşanmamış benim...
gece
yarısı...
gül
fidanı
Zamansız
Ben
İstanbul’dum
İstanbul,
hiçbir şeyim...
Yüreğim
Yusuf kuyusu...
Zordu
seni sevmek....
Sen
Züleyha olmalısın...
Sanma
ki, sanadır hasretim...
İnna
lillahi...
Adını
bilmeyen şehirler…
Kıpkırmızı
bir öpücük
Sana
yüreğimi bırakıyorum
O
yağmurlar
Sensizliğe
Artık
anlasana...
Git
uzaklara...
Gözlerimde
ölür akşamlar...
İş
dünyasında savaş stratejileri
Artakalanlar
Ayrılık
düğündür aslında
Bu
şehir, varoşlarında gizlerdi seni...
Memleket
Gülüm
Gelirim
ben sana
Mavi
levhalı sokak
SAYFA
BASI
|