|

Saldırılan
Polis
Adana'da iki kapkaççı
iki polis memuru tarafından yakalanmışlar. Bu
iki serseri kendilerini yakalayan polis memurlarını
daha yakalanma anında tehdit etmişler. Sonra mahkeme
her ikisini de kısa bir süre sonra serbest bırakmış.
Serbest kalan iki serseri kendilerini yakalayan polis memurlarını
aramaya başlamışlar. Onlardan birisini bulunca
yanlarına aldıkları iki serseri ile birlikte dört
kişi polis memurumuza saldırmış ve dövmüşler.
Bu saldırıda gerçekten dövülen bu görevini
yapmaktan başka bir "suçu" olmayan polis
memuru değil, devlet.
Artık devlete kafa
tutmak, devletin güvenlik güçlerine saldırmak için dış
destekli terör örgüt üyesi olmak veya organize suç örgütü
üyesi olmaya dahi gerek yok. Sokak serserisi kapkaççılar
dahi devlete "meydan okuyacak" gücü
kendilerinde buluyorlar. Bunun nedeni AB tam üyeliği sürecinde
dengesi bozulmuş bir insan hakları anlayışı
ile devletin acz içerisine
sokulması. Bu sürecin en önemli parçalarından
birisi polisin elinden yetkilerinin alınarak, polis teşkilatının
suç karşısında güçsüzleştirilmesi.
Oysa 21.yüz yıl her
anlamda bir suç çağı olacak. Çünkü gelişen
teknoloji, artan kentleşme, küreselleşmenin sosyal
devlet anlayışını kaldırarak bütün
dünyayı vahşi Batının sözde fırsatlar
alanı haline getirmesi, yeni bir suç dalgasının
gelişmesine neden oluyor ve bu süreç önümüzdeki yıllarda
güçlenerek devam edecek. Muğla'da ortaya çıkarılan
ve ikinci kez operasyon düzenlenen çete bu tür gelişmeler
için çarpıcı bir örnektir. Çeteler artık
ilçe düzeyine inmiş, devlet organlarını ve
toplumu esir almaya başlamışlardır.
Bu süreçte Türk devleti
Türk toplumunu suçtan korumak için gereken önlemleri almak
zorundadır. Aksi halde halk bir süre sonra suçluya karşı
kendi önlem ve cezalarını almaya başlar ise
ortaya toplumsal çatışmaların çıkması
muhtemeldir. Alınması gereken önlemlerin başında
polisin sayısının, örgüt kalitesinin,
bireysel polis kalitesinin artırılması
gelmektedir. Polisin aldığı maaştan
kendisine sağlanan imkanlara kadar yaptığı
iş ile orantılı bir statüye sahip kılınmasının
önü açılmalıdır.
Nasıl bir yabancı bir ordunun mensubunun Türk
ordusunun bir mensubuna saldırması, Türk devletine
bir saldırı ise bir suçlu veya zanlının
da bir polise saldırması Türk devletine saldırıdır
ve öyle cezalandırılmalıdır. Bu
noktada Batılı demokrasilerin işleyişini
örnek almak yetecektir. Polisin düğmesinin kopmasının
hesabı sorulmalıdır. Bir serseri, bir Türk
polisine tecavüz fiilini rüyasında görse hayra
yormamalıdır.
Polisin yetkileri artırılırken,
Polis teşkilatı üzerinde siyasi iktidar baskısı
kaldırılmalıdır. Emniyet müdürlüğü
generalliğe benzemeli, emniyet müdürü olabilmek için
önce kurulacak Yüksek Polis Akademisinden mezun olmak şart
olmalıdır. Kurulacak, Askeri Şura benzeri bir
Polis Şurası'nın terfiler üzerinde belirleyici
etkisi olmalıdır. Özetle Türk Emniyet Teşkilatı
yeni ruh ile 21.Yüz Yıla hazırlanmak zorundadır.
Polisin suçlu için korku
ve yıldırma kaynağı olurken, halkla ilişkilerinin
ise düzeltilmesi gerektiği gerçeği de ortadadır.
Her gün suçlu ile karşı karşıya olan
insanların, saygın yurttaşlarla ilişkilerinde
ortaya sorunlar çıkabilmektedir. Bunun için teşkilat,
güçlü bir iç denetim mekanizması kurmalı ve özellikle
karakol yapıları ıslah edilmelidir. Çünkü
vatandaş, polis ile burada karşı karşıya
gelmektedir.
Vatandaşından
destek, devletinden güç alacak, saygınlığı
yasalar ile en sert şekilde korunan polisin de yasalar
karşında da boynu kıldan ince olmalıdır.
Polisin görevi ile ilgili işlediği suçlarla alacağı
cezalar da ağırlaştırılmalıdır.
Polis teşkilatının iç denetim mekanizmasına
bu konuda büyük görev düşmektedir.
04.02.2006
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
Saldırılan
Polis
"Kurtlar
Vadisi" tartışmaları
Toplumun
Yeniden İnşası
İlerleyen
Federalizm
İRAN-ABD
Çatışması
Tehdidin
Niteliği 3
Tehdidin
Niteliği 2
Tehdidin
Niteliği
1
2006'ya
Girerken Kerkük-KKTC Hattı ya da Çağdaş
Sakarya
Seyyid
Ahmet Arvasi'nin Anısına
"Türk
Milliyetçiliği Ahlaki Bir Zemine Sahiptir"
Taha
Akyol'a açık mektup
21.
Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Kimlik
Meseleleri
Irak
Savaşı Ve Amerikan Sermayesi
Kürtçüler
Yalan Söylüyor
Farklı
Bir Kürt Projesi (mi)?
Kürdistan
projesi
PKK
“Vali”yi Görevden Aldıd
Türk
Subayı Kimdir 2?
Türk
Subayı Kimdir?
Devlet
Yok
Telafer
Dayanışma Komitesi
Muhterem
Paşam
Atatürk
Kanuni
Sultan Süleyman'dan Şahin Bey'e
"AB
Faşizmi" ve Cumhuriyet Bayramı
"Öfke
Baldan Tatlıdır"
SAYFA
BASI
|