·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


Hayatın içinden

          Y ı l m a z   K u z u c u

 

yilmazkuzucu@web.de


„Çocuk kuyuya düşmeden“

Her ne kadar son sıra bazı yayın organları ve siyasetcilerden hakkımızda ön yargılı ve olumsuz açıklamalar olsa da, bu toplumun büyük çoğunluğunun ilmi seviyesine güvenerek sonunda adaletli bir yargıya ulaşılacağına inananlardanım.

Her halukarda kritiğe hazırlıklı olmak, bazıları ölçüyü kaçırsa da, soğukkanlı ve onurlu bir duruş sergileyerek, adalet ve hukuktan ayrılmamalıyız.
Iniş ve çıkışlar her yerde hayatın bir realitesi. Bu yüzden yazın kışa hazırlanmak, bollukta darlığı, barış ve refahta, çatışma ve kargaşayı engelleyici diyalog ve çalışmaları artırmak zorundayız.
Ayrıca bütün bu çalkalanma ve ithamlardan kendi payımıza çıkaracağımız dersler ve almamız gereken tedbirler olmalı.
Wir müssen Offenheit zeigen- şapkamızı önümüze koyup muhasebe yapmamız şart. Neleri ihmal ettik, nerede yanlış yaptık?
Unutmayalım birebir ilişkilerin etkisi medya ve siyasetten daha kalıcıdır. İnsanlar okuduklarını unutsa da, görüp yaşadıklarını kolay kolay unutmazlar. (Güzel ahlak, iş arkadaşlığı, komsuluk, güler yüz, ikram...)
Malezya ve Anadolu da örnek elçiler sayesinde huzur ve barış dinini tanımadı mı?
Efendimiz, evinin önüne hergün çöp atan komşusu birkaç gün atmayınca, acaba hastamıdır diye ziyaretine gitmemiş miydi? Toplum iyice gerilmeden, yani „çocuk kuyuya düşmeden“ önümüzdeki zamanı bu lobi faliyetleriyle doldurmalı, kendimizi (şiirimizi, sanatımızı, mana yönümüzü..) tanıtmalı ve anlatmalıyız. Biz eli bağlı oturursak oryentalistlerin ve benzerlerinin ektiklerini biçmek zorunda kalacağiz.
Yani yine elimizle ettiğimizi.
Hemen her sayısında 11 eylülü hatırlatan focus, son sayısında; Restaurant da domuz istettiği Türk e „işte integration böyle olur“ karikatürü „o zihniyetin kafalarındakini yansıtmıyor mu? Türkler ve müslümanlar barış dedikçe varlık sebebini savaş üzerine kuranlar hep birden ön yargı ve korku pompalıyorlar. Doğu toplumundaki çarpıklıkların İslam diye sunulması, herkese ve her derde deva olabilecek huzur dininin insanlara ulaşmasından rahatsız olanların tezgahı veya İslam medeniyetinin üçüncü şahlanışını geciktirme gayreti değilse nedir?
Kolayca oluşabilecek önyargılara panzehir, komşu, muhatap ve arkadaşlarımızın, velhasıl birlikte yaşadığımız tüm çevrenın bizi doğru tanımasına zemin hazırlamalı ve her firsatı iyi değerlendirmeliyiz.
Würzburg da bu konuda örnek alınacak güzel çalışmalar var. Belediyeyle anlaşıp, Cinamax da Çağrı -die Botschaft- filminin almanca gösterilmesi, Okullara ve öğretmenlere din ve kültürümüzü anlatan seminerler ve devamlı programlara katılım, öğrencilere cami gezisi ve  açık kapı günleri, Platform ve Podiumsdiskussionlar vs.vs.
Not: bu tip çalışmalara ilgi gösterenlere yardımcı olunabilir, gerekirse Hz.Muh. in Deutschland, Frau im İslam vs. konularda  konuşmacı aranje edilebilir.

Bir defasında Almanya`nın Fas eski büyükelçisi Murat Hofmann`ı konuşmacı olarak davet etmiştik. Kiliseye ait bir salonda topluca namaz kılabilmek için önümüzki heykellerin üzerini örttüğümüzün farkedilmesi, şöyle bir önyargıya sebep olmuştu: “Biz bu insanlara salonu verirken, onlar bizim resim ve heykellerimize bile tolerans gösteremiyorlar“ Bunu farkedince,“ «Biz, evde namaz kılarken önümüzde babamızın bile resmi olsa, ya kaldırır veya üzerini örteriz » izahından sonra, kolayca oluşan bir önyargı da oradan kalkmış oldu. Hatta hoşlarına giden bu izahın akebinde salonu bundan böyle « gerne » ve indirimli verebileceklerini dahi söylediler.

Bu ülkede gittikçe artan ekonomik zorluklardan dolayı bazı sosyal çalkalanmaların bulutları ufukda görülüyor gibi.
Madden dahada daralan işsiz komşu, sendeki Mercedes i ve zor-güç satın aldığın evi farkedip ! hazmedemeye bilecek.
SW da 15 sene önceki bir işsizlik yürüyüşünde bile yabancı düşmanı sloganlar atılıvermişti.
Ev ve ibadet yerlerimiz kundaklansa da nisbi basitliğe asla tevessül etmememiz, yangına körükle gitmeyen, barış yanlısı bir millet olduğumuzun en bariz kanıtıdır.(Camiler; ayda bir kermes, Kinderflohmarkt, seminer, skeç ve şiir akşamları, anma günleri, yarışma, gençlere seçilmiş yeni filmlerle kendini sürekli yenilemelidirler. Meşru dairede eğlenemeyenler aksine yol açmış olurlar.)
Özellikle azami müştereklerimizin olduğu kendi insanımızla köprüleri korumalı, aleyhde konuşmadan evvela onlarla diyalog yolu aramalıyız. (n`olur hasidliği yarışarak ve islam ahlakıyla yenelim).
Hatadan dönme af-Versöhnung- en çok bize yakışır.
Zira bizim ilkemiz » Onlar sözü dinler, en güzeline uyarlar » değil midir ?
Elbet bunca imkan ve rahatlığın da bir faturası olur. Eğer şimdi imkanları iyi değerlendirir ve geleceğe- sosyal barışa, eğitime- yönelik yatırım yaparsak ancak istikbaldeki huzuru garantilemiş oluruz.
Yoksa… dilim varmıyor.

Önümüzdeki çetin günleri kolay atlatmak ve çocuklarımıza barış zemini hazırlamak için gelin kolları sıvayalım.
Herkes gücünü zorlamalı ve mutlaka bir şeyler yapmalı. Zaman bekleme zamanı değil.

Selam size ve işiniz rast gele.


SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

„Çocuk kuyuya düşmeden“
Aşk gibi okumak
Güzel bir yazı
Bireyselleşmenin sessiz depremleri
Herseye rağmen
Batıdan bir iç muhasebe
Huzur yazıları
Sağlıklı değişim
Her ayrılık
Kimse sizin yerinize düşünmez
Sözlerin özünden
Mektup
   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Yılmaz Kuzucu
„Çocuk kuyuya düşmeden“
Mahmut Aşkar
Çağın  "Çağdaş"  ile  hesaplaşması
Fikret Ekin
Dededen Toruna Türkçe(!)
Ayten Kılıçarslan
Avrupa aydınlanmış da...
Orhan Aras
Ayna Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan mı gösterir?
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Üzeyir Lokman Çaycı
Hanga Hunga
Muhsin Ceylan
Kin vaizleri /Hassprediger
Yakup Tufan
Uyum nedir?
M. Ali Aladağ
Bomba yağar başıma
Şensel Aşkın
Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi
Hidayet Kayaalp
İletişim kanalları ve farklı davranışlar
Betül Parlar
Medeniyet insanların lisanında saklıdır
Şefik Kantar
Bizi bekleyen Avrupa
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Serdar Çelebi
Mostar köprüsü açıldı
Sebahattin Çelebi
Sana yüreğimi bırakıyorum
Ali Kılıçarslan
Utandıran Pano
Mustafa Can
Delilerle Arkadaşlık 1
Dr. Nebil Bozdoğan
Burun estetiğinde modern yaklaşım
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bili