|

CHP VE MHP ÜZERİNE
Bütün önyargılarımı bir kenara bırakarak, iyi niyetle bir
empati denemesi yaptım. CHP ve MHP üzerinden Baykal ve
Bahçeli’yi anlamaya çalıştım.
Ülkeyi yönetmeye talip olan Baykal ve Bahçeli’nin beni
sevmediklerini, anlamak dahi istemediklerini, benim
düşüncelerimin onların iktidarlarında yaşam şansının
olmayacağını, olursa bile eşit değil, ikincil olacağımı
gördüm.
Ortalama seçmen açısından, Baykal ve Bahçeli’nin söz birliği
etmişçesine hırçın, anlamsız derecede dayatmacı kaba siyaset
söylemlerinin itici ve kırıcı olduğunu düşünüyorum.
Baykal, Abdullah Gül gibi kibar bir insana “ Parti
militanı” dedi. Bahçeli ise Başbakan Tayyip Erdoğan’a “en
büyük siyasi terörist” diyor.
Baykal ve Bahçeli ikilisinin Tayyip Erdoğan ve Abdullah
Gül’e karşı dile getirdikleri “haksız ve insafsız”
sözlerden rahatsızım. Bu sözlerin aynı zamanda şahsıma
söylendiğini düşünüyorum.
Bu talihsiz sözler, partizanları “aşka” getirebilir
ancak, toplumun büyük kesiminde tepkiyle karşılandığını
belirtmek isterim.
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Abdüllatif Şener’e destek
vereceğini söyleyen Baykal, şimdi Abdüllatif Şener ismini
akredite listesinden kaldırmıştır. Böylelikle amacının “uzlaşmak”
değil “dayatmak” olduğu ortaya çıkmıştır.
Vatan Gazetesinden Ruşen Çakır’a verdiği bir mülakatta
Baykal, şöyle diyor. “Erdoğan, bir parti militanını
seçtirme denemesi yaptı ama olmadı.”
Abdullah Gül’ü kasteden Baykal; Başbakanlık yapmış, TC.
Dışişleri Bakanlığı görevini ifa eden ve hizmet için
gecesini gündüzüne katan, halkın % 60 desteğini alan birisi
için “militan” ifadesini kullanmaktan çekinmemiş.
Doğrusu bu ifade tarzından ürküyorum. Genel Başkanların
gücü, arkasındaki halk desteğinden gelir. %19 oy alan bir
parti genel başkanının bu pervasız sözlerinin çıkış yeri,
halk desteğinden kaynaklanmıyor.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Kayseri mitinginde “ülkeyi imar,
ihya ve disiplin” edeceğini söyledi. Bir genel başkanın
ülkeyi imar ve ihya etmesini anlarım da; “disiplin”
etmesini anlayamam.
Kendi gibi düşünmeyen vatandaşları disiplinle korkutmak
düşüncesinin şuur altında yatan sebebler “demokrasi”
ile örtüşmez. Bu söylemin diğer adı “faşizm”dir.
MHP seçim kampanyasında “sloganik milliyetçilik”
yapmaktadır. Agresif sözlerin ve kavgacı politikaların bu
ülkeye faydası yoktur. Sağduyulu seçmen açısından
bakıldığında MHP topluma “antipatik” gelmektedir.
Bin yıllık devlet geleneği olan cihana hükmetmiş bu ülke
fertlerinin mayasında olan “millet aidiyetini” kendi
dar kalıplarıyla “disipline” etmek isteyen MHP, fena
yanılmaktadır.
Bu millet asla MHP’nin baktığı “faşizm kokan dar
pencereden” dünyaya bakmamıştır. Eğer öyle olsaydı
Osmanlı asla, Cihan İmparatorluğu olamazdı.
MHP, bu mantık ve söylemiyle Türkiye’yi yönetemez. Bir dönem
“nümayiş yapan değil, klavye kullanan gençlik”
isteyen Bahçeli, ne olduysa birden miting meydanlarında
hırçınlaştı. Kaba ve ağır sözler söylemeye başladı.
İçinde halk olan hiçbir çözüm önerisine yanaşmayan CHP, 22
Temmuz akşamı sandıkta umduğu ve zannettiği oyu
bulamayacaktır. Halep ordaysa arşın sandıktadır. Hep
birlikte göreceğiz.
Şeyh Edebalı’nın nasihatlerini CHP Genel Merkezi’nin
mahzenine kilitleyen Baykal, Milletin iradesine de kilit
vurmak istemektedir.
CHP kuru devletçilik yapmaktadır. Meclis’in Cumhurbaşkanı
seçmesine engel olmuştur. Ve halen topu taca atmaktadır.
CHP, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kendi
Cumhurbaşkanı’nı seçme iradesinden korkmaktadır.
CHP’nin parti adında halk vardır ama şartlıdır. CHP’ye oy
veren halk bilinçli seçmendir, Cumhuriyete sahip
çıkmaktadır. CHP’ye oy vermeyen seçmen, bilinçsizdir ve
sanki Cumhuriyet düşmanıdır.
CHP, halkı adam yerine koymamaktadır. Halk figürandır.
Baykal’ın partisinin “adında halk vardır” ama “ruhunda
halk yoktur.” Baykal’a göre halkın tercihleri önemli
değildir. Halk; güdülmesi ve Laiklik kılıcıyla korkutulup
sindirilmesi gereken yığınlardır.
Deniz Baykal’ın tek seçici olduğu muz cumhuriyetine ve
Devlet Bahçeli’nin hayalindeki sakıncalı kişilerden
arındırılmış küçük Anadolu beyliği’ne itirazım var.
Milliyetçiliği tekeline alan MHP ile Cumhuriyetçiliği
tekeline alan CHP’nin fikri temelleri bu ülkenin yükünü
taşıyamaz.
CHP ve MHP’ye oy vermeyi düşünen arkadaşlar yanlış
anlamasın, üzerlerine alınmasınlar. Bu yazıyı onlara değil,
genel başkanlarına yazdım.
Hayallerimde yaşattığım; sadece Müslümanların değil, gayri
Müslimlerin bile adalet beklediği büyük “hoşgörü ve
medeniyet” devletimi özlüyorum.
Ay Yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı Türk ordusunun uçak
gemilerini, nükleer denizaltılarını, “adalete”
kilitlenmiş füze rampalarını, “Tayyip Erdoğan ve Abdullah
Gül” ekibinin gerçekleştireceğine inanıyorum.
Baykal ve Bahçeli’nin böyle hayalleri varsa,
gerçekleştirmenin yolu bu söylemler değildir.
SAYFA
BAŞI
Yazarın diğer yazıları:
CHP
ve MHP üzerine
Bosna
ve Alija
Şah
ve piyonlar
Cumhur’un
cevabı
SAÜ
Rektörü Sn. Mehmet Durman’a Açık Mektup
Akıl
Tutulması
Uludağ
Zirve notları (II)
Uludağ
Zirve notları (I)
Filistin
Maden
Deresi
Kutsal
İttifak
Susma
Vakti…
“Edeb,
ya Hu”!
Sapanca
Şiir Akşamları
Başbakan’ın
Kosova seferi
Paradoks
ülkesi…
Aynadaki
yüz…
İkiyüzlü
Fransa
Öfke
Medeniyeti
SAYFA
BASI
|