·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


AYNA
                                                                               Prof. Dr. Ümit Özdağ
 
bilgi@umitozdag.com



KAMUOYU ARAŞTIRMALARI

14 Şubat 2006 tarihli Vatan gazetesinde Sonar, Konsensus ve Yönelim adlı kamuoyu araştırma şirketlerinin yaptığı kamuoyu araştırmalarının sonuçları yayınlandı. AKP, bu araştırmalarda sırası ile yüzde 32.0, 33.4  ve 39.8 oy alacak. CHP ise yine sırası ile 13.1, 12.8 ve 11.8 oy alacak. MHP ise sırası ile yüzde 10.2., ikinci araştırmada 10.0 ve 6.3 oy alacak. 

Bu araştırmaların ortaya koyduğu husus AKP’nin ne yazık ki hala yüzde 30’un üzerinde olduğu. Bu anlamda AKP, şu ana değin yapmış olduğu bütün Türkiye’nin milli güvenliğini tehlikeye atan, Türkiye’yi bölünmeye sürükleyen bir sürecin taşeron mimarlığını yapmasına rağmen hala alternatifi olmayan bir parti görünümünde.

Oysa AKP’nin izlediği ve Türkiye’nin aşağılanmasına neden olan politikalar, sanal AB süreci ve Büyük Orta Doğu Projesinin Irak üzerinden ülkemize yansımaları Türkiye’de milli bir uyanışa neden oluyor. Türk halkı filimlere ve romanlara sarılıyor duygu ve düşüncelerini ifade etmek için. Özetle bu siyasal ortam Türk milliyetçiliğinin siyasal bir patlama  yapmak için çok uygun. Halk, milli birlik ve beraberlik endişesi içinde duygu ve düşüncelerine tercüman olacak bir Türk milliyetçisi partiyi yani Milliyetçi Hareket Partisi’ni arıyor.

Ancak MHP hala yüzde 10 çizgisinde bir görünüm sergiliyor. Bu seçim gününün genel siyasal ortamına göre yüzde 10’un iki puan altına inebilecek veya iki puan üstüne çıkabilecek bir siyasal zemin üzerine siyaset yapmak demektir. Bunun diğer anlamı ise şöyle ifade edilebilir. Türkiye bu kadar ağır bir krizden geçerken MHP değil seçmeni ülkücüleri dahi MHP’ye oy vermek konusunda ikna edebilmiş değil.

Çünkü, 1965’den 2005’e kadar MHP ve yan kuruluşları içinde yer almış bütün ülkücülerin, MHP’ye çekirdek aileleri, yani kendileri, eşleri, anne ve babaları ve seçmen yaşına gelmiş bir çocukları( ya da yeğenleri) ile oy vermeleri demek MHP’nin genel seçmen oyunun yüzde 20’sine ulaşması demektir. Bunun seçimlerdeki karşılığı yüzde 30’lara yakındır.

MHP, “biyolojik ülkücü oy” diyebileceğimiz bu oyu dahi kendisine oy verme konusunda ikna edebilmiş değildir. Oysa MHP’nin tek başına yüzde 40 civarında bir oy ile iktidar olması için olağanüstü müsait bir sosyal ve politik zemin vardır. Ancak MHP Genel Başkanının iktidar talebi olmadığı artık ülkücü hareket kadar bütün Türkiye tarafından bilinen bir husustur. Bu politik-psikolojik tavır MHP’yi yüzde 10 zemininde tutmaktadır.

Oysa Türkiye’nin yüzde 10’luk bir MHP’ye ihtiyacı yoktur. Yüzde 10’luk bir MHP’nin de Türkiye’ye verebileceği bir şey yoktur. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey yüzde 40’lık bir MHP iktidarıdır. Ancak böyle bir iktidar, Türkiye’ye yönelik tehditleri ortadan kaldırabilir. Ancak MHP’nin yüzde 40’lara ulaşabilmesi için Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları çözebilecek radikal çözümleri Türk milletinin önüne koyabilmesi gerekmektedir.

Oysa MHP, bugün “Yıkılsın Düzen Yaşasın Devlet“ çizgisinden “AB’ci-mozaikçi” bir çizgiye kaydığı için geniş seçmen kitlelerin güven vermemektedir. Eğer MHP Türk halkına güven verseydi bugün AKP gibi parti hala tek başına iktidar alternatifi olabilir miydi?  AKP’yi iktidar alternatifi haline getiren mevcut MHP yönetiminin izlediği politik çizgidir.

Zaten “AB’ci-mozaikçi”  bir çizgi yüzde 10 alsa ne olur, yüzde 20 alsa ne olur? Ne olduğunu aldığı zaman gördük. Sadece birkaç kişi milletvekili olur. Onlarında “çoğu” ülkücü dahi olmaz. 

17 Şubat 2006

SAYFA BAŞI

Yazarın diğer yazıları:

Kamuoyu Araştırmaları
Saldırılan Polis
"Kurtlar Vadisi" tartışmaları
Toplumun Yeniden İnşası
İlerleyen Federalizm
İRAN-ABD Çatışması
Tehdidin Niteliği 3
Tehdidin Niteliği 2
Tehdidin Niteliği 1
2006'ya Girerken Kerkük-KKTC Hattı ya da Çağdaş Sakarya
Seyyid Ahmet Arvasi'nin Anısına
"Türk Milliyetçiliği Ahlaki Bir Zemine Sahiptir"
Taha Akyol'a açık mektup
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Kimlik Meseleleri
Irak Savaşı Ve Amerikan Sermayesi
Kürtçüler Yalan Söylüyor
Farklı Bir Kürt Projesi (mi)?
Kürdistan projesi
PKK “Vali”yi Görevden Aldıd
Türk Subayı Kimdir 2?
Türk Subayı Kimdir?
Devlet Yok
Telafer Dayanışma Komitesi
Muhterem Paşam
Atatürk
Kanuni Sultan Süleyman'dan Şahin Bey'e
"AB Faşizmi" ve Cumhuriyet Bayramı
"Öfke Baldan Tatlıdır"

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Prof. Dr. Ümit Özdağ
Kamuoyu Araştırmaları
Orhan Aras
Çok acıtıyor değil mi?
Mahmut Aşkar
Din Milliyetçiliği
Yılmaz Kuzucu
İçimdeki Notlar
Ozan Yusuf Polatoğlu
Vicdan Testi
Hidayet Kayaalp
Eşeklerin Gizemli Dünyası
Yakup Yurt
Edison lambaya püf dedi!
Halil Gülel
Kim ateşliyor bu fitili
Üzeyir Lokman Çaycı
Yolcular
M. Ali Aladağ
Çağdaş Yobazlar
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Kuş Gribi ve Bilime Verdiğimiz Önem
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Şefik Kantar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Dr. Nebil Bozdoğan
Ameliyatsız Yüz Gençleştirmede Son Nokta
Ali Kılıçarslan
İlk kadın başbakan
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Nuran Yelkenci
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç