·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


Hayatın içinden

          Y ı l m a z   K u z u c u

 

yilmazkuzucu@web.de


Sanat, para, ahlak

Okul yıllarımda sanat sanat için mi, sanat toplum için mi? Tartışmalarına katılırdık.
Aynı soruyu şöyle de sorabiliriz ; Para insan için mi? , yoksa insan  para için mi yaşar?.

Biliyorum hemen cevabınız hazır ; Elbette para insan hayatına hizmet için vardır, paraya okadar önem verilmemeli, o herşeyin ölçüsü olmamalı ve de önüne geçmemeli vs. vs. …
Yanlız herzaman teoriyle pratiğin sağlaması aynı çıkmıyor nedense.
Gündüz çarptıklarından korunmak için kendi evine gece arka kapıdan giren, poliste dosyası dolmuş yüz karamız iki çocuk babası da aynı sözleri söyler sorsanız: Öyle maddi şeylere değer vermez, vatanperverlik türküleri dinler. vs. vs.
Para, o sihirli madde kimleri yoldan çıkarmadı ki. Anasının koklamaya kıyamadıklarını dengi olmayanlara verdirmedi mi? Ayıları adam postuna sokup, kötüleri sevimli, nice çirkinleri güzel! kılmadı mı?
Koca koca kitaplar yazan kelli-felli yazarlar da, gazeteciler de işin içine o sihirli “para”girince direnemiyor değişebiliyorlar velhasıl. Keşke onlardan birkısmını yakından tanımasaydım. Onun cazibe ve sıcaklığı karşısında ne ilke kalıyor ne ülkü, dayanan o kadar az ki onlara da aşkolsun vallahi.
Bulsam ellerini öperim.
 
“Ulaşamadığı üzüme ekşi diyor” yakıştırmasına muhatap olmadan belirteyim öyle servete veya çok paraya karşı olmadığımı. Allah hak edene daha çok versin, ama illa da hayırlısını versin derim o kadar.

Birçok zengin tanıyorum, aynı işte benim gibi 9-10 saat değil, 15-16 saat çalışıyorlar. Elbette onların benden fazla parası olacak, dünyanın kuralı eşyanın tabiyatı bu. Kim en fazla neye önem verir ve sebat ederse ona sahip olur.
Sadece ifade etmek istediğim onca emekle elde edilen şeyin (metanın) herşeyin önüne geçmemesi; sağlığın, ailenin, ilkenin ve ülkünün…

Hikaye olunur , „bir rus kraliçesi: beni kimse parayla satın alamaz deyince yanındaki; „peki kraliçem onbin altın verirlersede mi? der „benim gibi birine sadece onbin altın mı verilir?” deyince bizimkisi cevabı yapıştırır. „gördünüz mü, pazarlığa başladınız bile „

Bir yazar anlatıyor: „Yıllar önce  Kuveyt te çok varlıklı ama görmüş geçirmiş bir adamın evine konuk olmuştum. Zenginliğin hiç de önemli olmadığını söylüyordu.
Beni çok etkileyen su sözlerini hiç unutmam:
„ Çok paran olursa bunu ayakalarının altına koyup üstüne çıkacaksın. O para seni büyütür. Ama paranı başının üstünde taşımaya kalkarsan o para seni ezip küçültür.”

Meşhur bir filozofa: “Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?
Diye sorulduğunda:
Ona ulaşmak için eğilmek lazım da, demiş.

Realite şu ki,  kurulan çok güzel  kadim dostluklar (ve dahi akrabalıklar) para konu olunca sona erebiliyor.
Cepten para çıkacak veya fakirleşilecek! endisesiyle  ilkeler, sözler, kul hakkı ve vaadler unutulmuyorsa sekülerleşmeye direnebiliyoruz demektir.
 
“Zenginlik paylaşılmadan büyümezse, yoksulluk da paylaşılmadan azalmaz. Paylaşma kültürü, birbirini seven, yoksulluğu azaltma yolunda birbiriyle yardımlaşmasını bilen toplumlarda zenginleşir. Büyük bir aile gibi, birbirleriyle yardımlaşmasını bilmeyen toplumlar, üretim gücünü büyütemedikleri gibi, kültürel hayatı da zenginleştiremezler. Ürün, hizmet ve bilgi üretmede birbiriyle dayanışma içinde olmayan bir toplumun, yoksulluktan kurtulması mümkün değildir. “

„Bence, her bir nefeslerini Allah'ın var ettiği insanlar, Allah'ın koyduğu kuralları  dünyalık için hayat dışına iterken bir kere daha düşünmeli!“
"Müminleri mutlu edecek manevi zenginlikleri olmalıdır, manevi yoksulluğun bir sonucu da mutluluğu, itibarı, saygınlığı maddi araçlarda aramak ve bulmaya çalışmaktır"

Siz, o zor kazanılan dostları paraya değişmezsiniz değil mi?
O zaman paranızdan çok dostunuz vardır der ve sizi kutlarım.
Selam size.

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Sanat, para, ahlak
Bir başka açıdan Diyalog
Vurdumduymazlığa çare ne?
Estetik, armoni ve renklerin dili
Mutluluk (formülü) ertelenemez
Almanyadaki yeni neslin tarih bilinci
„Çocuk kuyuya düşmeden“
Aşk gibi okumak
Güzel bir yazı
Bireyselleşmenin sessiz depremleri
Herseye rağmen
Batıdan bir iç muhasebe
Huzur yazıları
Sağlıklı değişim
Her ayrılık
Kimse sizin yerinize düşünmez
Sözlerin özünden
Mektup
   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Yılmaz Kuzucu
Sanat, para, ahlak
Fikret Ekin
Komplo Teorisi Yok-3
Mustafa Can
Benzemek Aynısı Demek mi....
Nuran Yelkenci
Zaman Tüketen Ev Hanımları
Hidayet Kayaalp
Kendimizle İletişim
Mahmut Aşkar
Türk Diasporası  Niçin  Yok
Ali Kılıçarslan
AB’nin hutbe rahatsızlığı
M. Ali Aladağ
Cemil Meriç’le Doğu’dan Batı’ya
Hasan Kayıhan
Avrupa Türkçesi veya Eurotürkisch
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Sebahattin Çelebi
İstanbul, hiçbir şeyim...
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Orhan Aras
Necla Kelek´in "Yabancı Gelini"
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Şefik Kantar
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Üzeyir Lokman Çaycı
Hanga Hunga
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç