|
Alman Medyasındaki İslam
Almanya’nın en ciddi haftalık yayın
organlarından olan Der Spiegel dergisinin bu haftaki
sayısında yine müslümanlar kapak konusu yapılmış. Yine
diyorum, çünkü diğerleri kadar hemen hemen her gün olmasa
da, meşhur Spiegel, yani ayna dergisi de senede birkaç kez
Almanya’daki müslüman azınlığa, aslında buna Türk azınlığa
desek yeridir, ayna tutuyor.
Hani bazen sirklerdeki aynaların karşısına
geçtiğinizde öyle bir çarpıtılmış kendinizle karşılaşırsınız
ki, ya kahkahayla gülesiniz, ya da feryat çığlıklarıyla
kendinizden korakarak kaçasınız gelir. Der Spiegel, yani
ayna dergisindeki görüntülerimiz de ağlamakla gülmek
arasında değişebiliyor.
Yine hergün milyonlarca satan Alman bulvar
gazetesi Bild, bugünkü nüshasında “Başörtüsü Skandalı”
başlığıyla eski adı Cat Stevens olan dünyaca ünlü Pop
Şarkıcı Yusuf İslam’ın başörtülü karısına takmış.
Almanya’da yapılan bir araştırma, görüntülü
medyada en çok seyirci toplayan konuların başında futbol ve
onun ardından İslamiyet veya müslümanlarla ilgili haberler
geldiğini ortaya koymuştu. Der Spiegel’in kapağındaki adeta
Almanya’nın hürriyet sembolu olan Berlin Brandenburg
Kapısı’nın üstünde ay yıldızı ve “Mekke Almanya/Sessizce
İslamlaştırma” yazısını gören bir Alman acaba ne düşünür?
Ülkesinin müslümanlar tarafından sinsice islamlaştırıldığını
düşünmez mi?...
Gaye ölçülü, ilkeli ve objektif
habercilikten ziyade, eksotik, gizemli ve ürkütücü haberler
üretmek olunca, çarpıtılmış bir müslüman görüntüsüyle karşı
karşıya kalıyorsunuz. Artık Almanya’nın bir gerçeği olan 3,5
milyon müslüman kimlikli vatandaşın hiç mi yanlışı, hatası
yok?. Çook...Müslüman azınlığın ezici çoğunluğunu teşkil
eden Türklerin içinde de her toplumda olan istinai olaylar
muhakkak vardır. Fakat bu tip menfi hadiseleri
genelleştirerek, umuma mal etmek , bir toplumu hatta bir
dini topyekün töhmet altında bırakmak ne kadar Avrupai ve
ahlakidir? Bunu da Avrupalı, yani Batılı değerleri
diğerlerine karşı kalkan gibi kullananlara sormak lazım.
Gaye üzüm yemek mi, yoksa bağcı dövmek mi?
Gaye buradaki müslüman kimlikli azınlığı, bu ülkenin gerçeği
kabul ederek ele almak mı, yoksa onları öcü göstererek yeni
bir düşman yaratmak mı? Bazı medya organlarında olduğu gibi
sür manşetten ve kapaktan verilen resimli haberler objektif,
önyargısız bir bakışla verilse, alkışlayacağız.
Fakat ortaya konan tablo, bünyesinde 3,5
milyon civarında müslüman kimlikli insanları da barındıran
Almanya gerçeğini ve hele kapak konusu olmuş azınlığın
gerçeğini hiç mi hiç yansıtmıyor. Şurada Dr. Bayan Sabine
Schiffer’in, “İyi ki müslümanlar var, yoksa kendi
problemlerimizle meşgul olmak mecburiyetinde kalacaktık.”
şeklindeki tesbitine hak vermemek mümkün değil.
Bu önyargılı yaklaşım, toplumda
gerginliklere ve önyargıların pekişmesine zemin hazırlar ki,
bunun ne göçmen müslümana ve ne de yerli halka faydası
olmaz.
Hem Almanya yerli-çoğulcu toplumu ve hem de
azınlık müslüman göçmenler adına bu durumdan üzüntü
duyuyorum. Bizi olduğumuz gibi, ama lütfen sadece olduğumuz
gibi yansıtın, başka da ihsan istemeyiz.
Yazarın
diğer
yazıları:
Alman
Medyasındaki İslam
Sakın
Kaçırmayın!...
İki
Zirve Arasında
Sadece
Ölü Balıklar mı?....
Alman
Bastırınca....
Almanya
Tehlikeli Sinyaller Veriyor
Çağdaş
Yobazlar
Moderniteye
Direnen Değerlerimiz
Sarık-Cübbe
ve Takım-Kravat
Almanya
Seçimlerini Nasıl Okursunuz?
Türk
de Olmasa.....
Kendisiyle
Yüzleşmek
Bayrakla
Göbek Bir Arada Olunca...
Senden
Bana Yar Olmaz!
Cemil
Meriç’le Doğu’dan Batı’ya
Bizim
Diyalogcularımız
Dünyaya
Çekidüzenden
Önce...
Oyuna
Gelmemek
Cavanlık
Bir Uçar Kuştur
Kocalık Bir Naçar İştir
Varılmaz
menzile bu gidişle
Bomba
yağar başıma
Gurbet
düğünleri
ALSAK
MI, ALMASAK MI?
Terörizmle
kolonizm arasında
SAYFA
BASI
|