·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yakup.yurt@skynet.be


KORKU BAHÇESİNDE SEVGİ YEŞERMEZ

   
Üreme sürecinin doğal sonucu olarak dünyaya gelen hiçbir bebek hangi maceranın içine sürüklendiğini büyüyünce kavrayacaktır. Sancılar vadisinden çıkan kıçınıza ebe tokat  atarken merhaba dersiniz yaşama. Toprağa atılan tohumun yeşermesidir doğum. Civcivin yumurtadan çıkışıdır doğum. Tomurcuğun açılması, dalların çiçeklenmesidir doğum. Yaşama bir selamdır doğum. Varlığa dahil olmadır doğum. Sofradan yer, somundan lokma talebidir doğum.

***

    Yaşama uyum süreci başlar ardından. Kaka yapar, çiş yapar, aksırır, öksürür, ishal olur, kabız olur, ateşi kah çıkar kah iner. Banyosu, maması, patiği, zıbını, beşiği, oyuncakları, şusuydu, busuydu derken yürümeye başlar ürke ürke, korka korka…bebiş. Yaramazlık dönemine adım atar. İşte o andan itibaren çok sıkı izlenmesi gerekir…

***

    İzlenmezse bir terslik yapar mutlaka. Ne de olsa çocuktur, küçüktür, cahildir, kadındır, köylüdür, fakirdir, göçmen işçidir sonuçta… Muhakkak bir eksiği vardır. Ya yaşı tutmaz, ya diploması yoktur, ya saçı uzundur, ya Lüksemburg bankalarında gizli hesabı yoktur, ya uyumsuz bir yabancıdır. Yine de seçimden seçime değerlenir, sırtı sıvazlanır, oyu istenir.

***

    Ve başlarsınız izlenmeye. Evde, okulda, askerde, fabrikada, çarşıda, pazarda… Ömür boyu izlenirsiniz. "Pazara kadar değil, mezara kadar". Birşeylere zira zarar vermenizden korkan birileri vardır mutlaka. Sizin yanlış yola girmenizden korkanlar sizi sürekli korkuturlar. Yakanıza yapışırlar, hesap sorarlar. Çünkü herşeyin iyisini, güzelini, doğrusunu hep başkaları belirler sizin adınıza. Size benimsemek ve itaat kalır. İsteseniz de kaçamazsınız.

***

    Bütün düşünce sistemleri uyumsuzları dışlar. İdeolojiler totaliterdir. Ya hep, ya hiççi. Birazcık evet, birazcık hayır olmaz. Ya hep, ya hiç. Fanatizm ideolojinin rakip ve engel tanımayan halidir. Direneni yok eder. Faşizm gibi, nazizm gibi. Evet efendim, haklısınız efendim demeniz beklenir, istenir, emredilir. Ne demiş Ziya Paşa : "Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir."

***

    İnsanın en belirgin özelliği bencil olmasıdır. Ve bence de dozunu aşmamak kaydıyla öyle olması iyidir. Paylaşımcılığı, katılımcılığı reddetmeyen, tekelleşmeyi hedeflemeyen akıllı, akılcı bir bencilliğe evet. Daha fazlası ise tam bir felaket olur. Hem bireysel, hem toplumsal anlamda; hem yerel, hem evrensel düzeyde… Birçok kavganın, geçimsizliğin, ayrılığın, savaşın özünde "Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar" deyişi yatar. Genel anlamda adaletin, özel anlamda da sosyal adaletin (yaygın) olmadığı yerde demokrasinin var olduğunu veya var edilmeye uğraşıldığını iddia etmek insan zekasına yapılan aptalca bir hakarettir. Bu dünyada tekeller, işsizler, fakirler, açlar, ilaçsız hastalar, savaşlar olduğu sürece göç, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, dışlanma, terör gibi huzur kaçıran durumlar yaşanacaktır.

***

    Bilim ve teknolojinin müthiş aşamalar kaydettiği günümüzde, AB'nin başkenti Brüksel'in merkezinde, güpegündüz, elindeki MP3 çaları alınmak istenen 17 yaşındaki bir genç bir yaşıtı tarafından herkesin gözleri önünde kalbinden bıçaklanarak öldürülebiliyorsa, bu işte bir terslik var demektir. Muktedirlerin şapkalarını önlerine koyup derin derin düşünmeleri gerekir! Bu olaydan birkaç gün sonra 80-100.000 kişiden oluşan bir insan seli "sessiz" yürüyorsa, mutlaka bir sebebi vardır. İnsanları maddenin kölesi yaparken ruhsuzlaştırdığınızın farkında mısınız ey egemenler? Gelinen durum, gördüğünüz manzara sizleri mutlu ediyor mu? Amaçladığınız planlı hedef bu mu? İnanmak dahi istemiyorum. Yanıldığınızı kabul edin, hatanızdan geri dönün. Birşeyler yapın. İnsanlara kıymayın.

***

    Demokrasi adına sizlere verdiğimiz oyların hakkını verin. Biz sizden çözüm bekliyoruz. Sevgiyi, saygıyı, aileyi, dostluğu, dayanışmayı, paylaşmayı besleyen ve yeşerten siyasetler üretin. İnsanları sokaklara dökülmeye mecbur etmeyin. Ey bu geminin kaptanları. Köşkünüz ağlama makamı değil. Şu 1 Mayıs gününde insani bir jest yapın. Nasıl mı? Aylardan beri kilise kilise dolaşıp açlık grevi yapan "kağıtsızların" insan gibi yaşamalarını sağlayacak af müjdesini verin. İnsanlar sizden daha fazla kamera, daha fazla polis beklemiyor. Daha fazla insani yaklaşım bekliyoruz.

***

    Ben bu ülkeye 1967'de geldim. Ve Belçika'yı hep küçük ve güzel bir bahçe gibi algıladım. Ben 20-30 yıl önceki mutlu insanlar diyarı o Belçika'mı geri istiyorum. Korku bahçesinde sevgi yeşermez.

Brüksel, 01 Mayıs 2006

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün 23 Nisan
Tarihte ve gelecekte kadının yeri
Mösyö Sarkozy kimdir?
Esti Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede Doğan Deniz
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison lambaya püf dedi!
Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Yakup Yurt
Korku Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Ayten Kılıçarslan
Müslüman Kadınlar, Birleşin!
Mahmut Aşkar
İnsanlık Tarihinin En Büyük Devrimcileri
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Fikret Ekin
İnsan ve İnsan
Haldun Çancı
İran, Türkiye'nin düşmanı mı?
Ali Kılıçarslan
Dönüş düşüncesi
Veli Kalli
Gurbet Çilesi
Nuran Yelkenci
Sen de Haklısın, Sen de Haklısın, Sen de!
M. Ali Aladağ
Almanya Tehlikeli Sinyaller Veriyor
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Biri bana anlatsın
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirleşme
Yılmaz Kuzucu
Mart mektubu
Şefik Kantar
Her şey hayallerle başlar
Hidayet Kayaalp
Kasıntı Kütürü
Sebahattin Çelebi
zifirî
Orhan Aras
Çok acıtıyor değil mi?
Ozan Yusuf Polatoğlu
Vicdan Testi
Hasan Kayıhan
Ben "Hicbir Şey" demiyorum!..
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Mustafa Can
Ben Uyumdan Yanayım, Ya siz..........
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç